Bay Turner’ın İyi Niyetli Dileği

0

Özel jet ithalatı yapan bir şirketin ana binasının kapısında güvenlik görevlisi olarak  yaklaşık yirmi yıldır çalışıyorum. Hayatta gördüğüm fazla bir şey yok sanılıyor ama çoğu insanın sokakta göremediği küçük detaylar beni aklımın erdiremediği yerlere sürükleyebiliyor.

New York’ta sokaklar dopdolu oluyor. Bakıldığında doluluğun yoğun hayatlarına yetişmeye çalışan insanlardan, kafa ütüleyen trafikten, şehrin göz kamaştıran ışıklarından oluştuğunu zannedebilirsiniz fakat bu kalabalık sokaklar bundan daha fazlasına ev sahipliği yapıyor. Bu sokaklar, bu şehir herkesin burnunun ucunda duran ama acelesinden görmediği bir unsurla ayağa dikildi. O unsur da hayaldi. Ne zaman kafasından daha büyük kulaklıklarla, kendisinden daha büyük enstrüman çantasıyla gezen birini görsem “Dünya’nın ücra köşelerinden kalkıp üstündeki her şeyden daha büyük hayallerle gelmiş bu yaşayan şehre.” diyebiliyorum.

new york ile ilgili görsel sonucu

Belki de bu yüzden bunca yıl sıkılmadan ve bıkmadan o kapıda iliklerime kadar hissedebildiğim soğukta ve sıcakta bekleyebiliyorum. Dış dünyayı ne kadar izleyebildiysem o kadar daha çok sevip anlayıp üstüne düşünme ihtiyacını kendimde buluyorum. İşte işimin en sevdiğim ve diğer amaçsız çaba sonucu verilen aylık gelir sağlayan aktivitelerden farklı olduğu kısımda bu. Dışarıda olup biten her şeye ayrı bir saygı duymamı sağlıyor düzenini yavaş yavaş fark ettiğimde. Yine bu düşüncelere dalarken bir adam emin ama temkinli adımlarla yanıma yaklaştı.

Fötr, kahverengi, deri bir şapkası vardı; bileklerine kadar uzanan, kalın, krem rengi paltosuyla da uyumluydu. Suratını şapkası kapatıyordu o yüzden giyinişi dışında duruşuna ve yapısına baktığımda erkek olabileceğini düşündüm. Yanılmamıştım. Bana kendini tanıtarak konuşmaya başladı. Kendisi pek tanınamamış bir şeker şirketinin pazarlamacılarında biriymiş. Bana “Sihirli Şekerleri”ni teklif ettiğinde uyuşturucu satacağından emindim ama uyuşturucu olmadığını biliyordum. Çünkü şirketimin yeni müdürü benim eski arkadaşımdı ve onunla en son konuştuğumuzda hayatının ne kadar daha iyi gittiğinden ve bununda bir saçma sapan şekerden olduğunu iddia ediyordu. O zamanlar da kesin şeker dediği şey kafasını güzel yapmıştı da bu yüzden böyle konuşuyordu, dedim. Aksine birkaç aya kalmadan şirketteki işlemci işinden terfi alarak genel müdürlüğe yükseldi. Bunun dışında şirketin bütün borçlarını kapatıp daha sonrasında kara geçirdiği için bütün elemanların maaşını ikiye katlamıştı.

new york ile ilgili görsel sonucu

Bunun normal ekşi ve tatlı bir şeker olmadığını biliyordum. Fakat kafamda ayrı bir soru vardı. Hala yüzünü bir siluetten ayırt edemediğim adama döndüm ve dedim ki “Neden bunu bana teklif ediyorsun?”. O da “Bay Turner, şirketimizin isminin fazla duyulmamasının sebebi müşterilerimizin çok seçkin olmasındandır. Böyle bir mertebeye ulaşabilmiş insan çok azdır, çünkü kendini düşünmeyi bırakabilmiş insan aynı şekilde çok azdır. Kısacası insanlar farkında olmasa da önemli bir adım attığınızın biz farkındayız.”dedi. Bunları duyunca soğuk rüzgarın dondurmadığı suratımda bir kas bile oynayamıyordu. “Şekeri yedikten sonra bir dilek tutun ve uyuyun. Uyandığınızda dileğinizin gerçekleştiğini fark edeceksiniz. Bunu hak ettiniz Bay Turner.” Dedi ve elime siyah bir kutuyu verip aynı kararlılıktaki adımlarıyla yürüyüp gözden kayboldu.

Akşam yatmadan önce şekeri yedim. Yatağıma uzanmamla uyanmam bir oldu. Her yer alev alevdi ve odamın yarısı yoktu. Dışarıya baktığımda gördüğüm tek şey kaostu. Her yer birbirine giriyor daha sonra çıkıp başka bir yere giriyordu. Dileğimle belli ki herkes için sonsuz bir acı çıkarmıştım.  Dileğim ise sadece herkesin hayalini gerçekleştirebilmesiydi.

 

(Visited 2 times, 1 visits today)

About Author