Farklı Ödüller Benzer Mutluluklar

0

Başarının pek çok anlamı vardır. İster işinde, ister özel hayatında olsun, hemen herkesin amacı ‘başarılı bir insan’ olmaktır. Yaş, sosyal statü ve meslek gibi faktörlere göre insandan insana değişiklik gösterebilir. Başarılı olmak insanın kendisinin tayin edebileceği bir şey olsa da sosyal bir varlık olduğu için diğer insanlardan da kabul görmek ister.  Bu nedenle sosyal yapı içerisinde başarılı sayılan insanlara ödüller verilmektedir.

Sinemadan tiyatroya, bilimsel etkinliklerden fiziki yarışmalara, sosyal sorumluluk etkinliklerinden, teknoloji ve inovasyona kadar bugün pek çok alanda ödül törenleri yapılmaktadır. İnsan psikolojisinde ödül, insanı motive eder ve bir ya da birkaç alanda kişinin kendi sınırlarını zorlayarak yeni şeyler üretmesini teşvik eder.

Araştırmalar göstermektedir ki ödül, her insanın algısında olumlu ve itibarı arttıran bir etkiye sahiptir. Her insan doğası gereği kendini iyi hissettiği bir alanda ödül almak ister. Ancak bu ödülün bir onay mekanizması olması ve toplumda kabul görmesi gerekmektedir. Günümüzde insanlar, artan ödül programları karşısında hangi ödülün önemli ve hayatlarında yer tutacağına karar vermekte zorlanmaktadırlar. Bu nedenle hangi ödüllerin ciddiye alınması gerektiği tartışma konusu olmaktadır.

Herkesin neyi başardığını geleneksel ve sınırlı bir şekilde tanımlamayan bir ödül sistemi mi? Yoksa başarı göstergesini belirli ölçü ve kalıplarda tutan bir ödül sistemi mi? Bunun için iki büyük örnekten hareket edebiliriz.

Guinness dünya rekorları yukarıda bahsettiğimiz birinci gruba denk gelmektedir. Guinness dünya rekorlarının bir av partisinde, hızlıca uçan bir kuşun, hedeften kaçması üzerine ortaya atılan bir fikirden ortaya çıktığı ileri sürülmektedir. Hemen hemen her konu bu rekorların kapsamı içerisindedir. Guinness rekorlarını kıran kişi başarılı sayılır ve dünyanın en çok satın alınan kitabında yer alarak ödüllendirilir.

İkici gruba örnek verecek olursak, çokça eleştirilmesine rağmen, dünyada verilen en saygın ödül, Nobel ödülü olarak görülmektedir. Nobel ödülü, bilim insanı Alfred Nobel’in vasiyeti üzerine kurulan Nobel Vakfı tarafından, her yıl fizyoloji, tıp, edebiyat ve barış gibi alanlarda insanlığa hizmet eden kişilere verilmektedir. Ancak ne yazık ki bazen amacından saptırılmakta ve siyasi konulara alet edilmektedir.

Benim kendi kişisel fikrim de Nobel ödülünden yanadır. Bilimsel bir çalışmam sonucu Nobel ödülüne layık görülmem beni daha çok mutlu eder. Prof. Dr. Aziz Sancar’ın hücrelerin hasar gören DNA’ları nasıl onardığını analiz eden araştırması sonucunda, Nobel Kimya Ödülü’nü almasının ben de yarattığı heyecan, beni Nobel ödülüne daha çok yakınlaştırmaktadır.

Çünkü benim için başarı, bilimsel bir konuda kendime hedefler koyarak bu hedeflere ulaşma çabasıdır. Geriye baktığımda gurur duyacağım bir hayattan söz edebilmem için Nobel ödülü bana daha anlamlı görünmektedir.

 

(Visited 1 times, 1 visits today)

About Author