2021’den 2022’ye

2022 yılına 2 hafta kaldı. Yeni bir yıla girmeden önce geçen yılı değerlendirmek gerektiğini düşünüyorum ve gelecek yıl için de umutlarımızı ve isteklerimizi belirlemeliyiz. Normal kelimesi sizin için ne anlama geliyor bilmiyorum ama emin olduğum bir konu son iki yılın “normal” sayılamayacağı. 100 yılda bir tekrar eden küresel bir felaket bizim başımıza geldi ve tarihe damgasını vurdu. İzolasyon ilişkileri ve insanları ne kadar değiştirebilir gördüm ve bu sürecin etkisini önümüzdeki sene daha da yoğun gözlemleyebileceğimizi düşünüyorum. Belki insanlar şok içinde olduklarındandır ama izolasyon sonrası süreç çok kötü yönetildi, eğitim kurumlarından sağlık hizmetlerine kadar çok etkisiz bir geri dönme süreci yaşandı ve insanlar aşırı strese maruz kaldı. Bu durumun sonucu da 2022 ve ondan sonraki yıllarda kendisini gösterecektir. 2021 sizin için nasıl bir yıldı bilmiyorum ama kendi gözlerimin gördüklerimi size anlatabilirim. O zaman 2021 yılının yüzeysel bir analizine başlayalım.

 

2020’den sonra beni şaşırtabilecek çok az şey vardı ancak 2021 bu düşüncenin ne kadar yanlış olduğunu kanıtladı. Covid-19’un etkisini sağlık açısından tartışmak istemiyorum, bu konuda herkesin fazlasıyla deneyimi var. Ancak pandeminin duygusal sağlıkta da çok etkisi olduğunu düşünüyorum. Evden derslere katılmak benim için o kadar kötü değildi, nasıl olsa kedilerim ve bataniyem baş ucumdaydı. Herkes benim kadar rahat değildi tabii ki, bir sürü öğrenci teknoloji ve internete erişimin kısıtlılığından dolayı eğitim alamadılar. Bu uzaktan eğitim süreci çok uzun sürdü bu yüzden ilişkilerde büyük sorunlar oluştu. İzolasyondan önce 8 sene gittiğim okuldaki 20-30 arkadaşım arasından sadece 2’si ile düzenli konuşuyoruz ve düzenli derken 2 ayda bir konuşmaktan bahsediyorum. Ben bu konuda yine şanslıyım okul dışı arkadaşlıklarım olduğundan uzaktan ilişkimiz olan arkadaşlıklarım zaten vardı ve zoom ile birlikte ilişkimiz güçlendi. Ailemi her gün görmek ama onların ve benim derslerim yüzünden hiç konuşmamak da garipti. Şimdi ev dışında o kadar zaman geçiriyorum ki evde kedilerimi veya ailemi görünce kendim odama çıkmak asla istemiyorum. Son iki sene içinde fark ettiğim iki şey daha var, tabii bunlar benim yaşımla mı ilgili yoksa pandemi sürecinde insanların hayatlarının ne kadar değişken ve dengesiz olabileceğini fark ettiğimden mi bilmiyorum. Bir kariyer seçeceğim zaman sevmediğim bir işi asla yapmayacağım. Hayat para ve maddi kazanımla ilgili değil demiyorum hatta tam tersini söylüyorum; insanların hayatı o kadar maddi kazanımla ilgili ki mutlu olmayı unutuyorlar ve pandemi gibi süreçlerde elimdeki her şeyi kaybetme gibi bir tehlike altındayken hayatları cehenneme dönüyor. İkinci şey ise herkesin kendi sorunları, bakış açıları var ve her ne kadar biriyle aynı fikirde olmasam da o kişi kendilerine göre haklı ve bunun benimle hiçbir ilgisi yok. İzolasyonun etkileri sayamayacağım kadar fazla olsada elimden geleni yaptım ve umarım en azından anlaşılır bir analiz olmuştur. 

2022 yılında dünyanın birden düzeleceğini ve her şeyin olumlu olacağını düşünmüyorum. Geçen sene o hatayı yaptım. 2022 sorunlarıyla, olumsuz olaylarıyla gelecek ancak bunların yanında eğlence, arkadaşlık, sevgi ve olumlu haberlerle de getirecektir. Bu yüzden 2022 yılında küçüklüğümden beri dilediğim iki şeyi istiyorum o da yeni yılda sağlık ve kedilerimle oturup kitap okumak. 

(Visited 5 times, 1 visits today)