Kaybolan Anılar

Bir anda dünyaya çok hızlı bir meteor çarptı. Tüm askerler o meteora ateş açtı. Ancak meteor parçalandığında içinden yayılan kimyasallar insanların beynine girdi. Dokuz gün sonra, tüm anılarımız bir anda küre hâline dönüştü. Artık anılar beynimizin içinde değil, bodrumlarda dolaşıyordu. Hatta anılar için özel odalar bile yapılmıştı.

Ben ise bir sandıkta çok önemli bir anıyı saklıyordum. Bu, altın renginde parlayan bir anıydı: Ailemle birlikte oyun oynadığım mutlu bir an. Bir gün o anı aniden yıldız gibi parladı ve bilinmeyen bir yere doğru uçtu. Hemen peşinden gittim, onu yakaladım ve bilim insanlarına götürdüm. Bilim insanları, bu anının çok özel ve güçlü olduğunu söylediler.

Anıyı korumak istiyordum ve onunla birlikte geri dönüyordum. Zaten ben hep o anıyla konuşuyordum. Beni eğlendiriyor, yalnız hissetmememi sağlıyordu. Bilim insanları, bu anıyı diğer anılarla birleştirirsek ortaya çok büyük bir güç çıkacağını ve tüm anıların yeniden beynimize döneceğini söylediler. Böylece kurtulabilecektik.

Tüm anıları topladılar ve kocaman, camdan yapılmış bir kafanın içine yerleştirdiler. Bir anda cam patladı ve tüm kimyasallar yeniden beynimize geri girdi. Herkes anılarına kavuştu.

O anı benim için hâlâ en önemli anıydı. Ama artık daha güvenli bir yerdeydi.

(Visited 9 times, 1 visits today)