Bir tatil sabahı uyandığımda çok heyecanlıydım çünkü okullar tatil olmuştu ve bugün ailemle birlikte İspanya’ya gidecektik. Hemen eşyalarımı topladım, ardından havalimanına doğru yola çıktık. Uzun bir yolculuğun sonunda İspanya’ya vardık.
Otele girer girmez herkesin aynı dili konuştuğunu fark ettim. İlk başta bu durum bana çok garip geldi. Belki özel bir etkinlik vardır diye düşündüm. Odamıza geçtiğimizde Almanya’da yaşayan en yakın arkadaşımı aradım. Telefonu açar açmaz onunla da aynı dili konuştuğumuzu fark ettim. Bunun artık bir tesadüf olamayacağını anladım ve bu durumun nedenini düşünmeye başladım. Aklıma gelen en mantıklı açıklama, dünyadaki herkesin aynı dili konuşmaya başlamış olmasıydı.
Bu düşünce beni çok heyecanlandırdı çünkü artık insanlar birbirlerini anlamakta zorluk çekmeyecekti. Yemeğe indiğimizde herkesi rahatlıkla anlayabiliyorduk. Birçok yeni insanla tanıştık ve uzun uzun sohbet ettik. Kendimi sanki kendi ülkemdeymişim gibi rahat hissediyordum.
Ertesi sabah uyandığımda ise herkesin yine kendi dilinde konuştuğunu fark ettim. Aslında farklı diller duymak bana iyi gelmişti. Zaten bir gece önce de düşünmüştüm: Dünyada birçok farklı dilin olması, her ülkeyi özel ve benzersiz kılar.
