Tek Dil Tek Seçenek

Normal bir günde, normal bir sabaha uyandığımı düşünüyordum ta ki okula gidene kadar. Aslında sabah her şey normaldi, yüzümü yıkayıp kahvaltımı bitirmiştim. İşte tüm olaylar babamın beni okula bırakması ve ilk ders zilinin çalmasıyla başladı.

Dersimiz Türkçeydi. Fakat Selver Öğretmen kapıdan içeri girip dersi anlatmaya başladığında dersi Türkçe değil İngilizce anlatıyordu. İlk başta şaka yaptığını düşündüm ama arkadaşlarım da İngilizce konuşmaya başlayınca neler olduğunu anlayamadım. Aslında annem ve babam da sabah İngilizce konuşuyorlardı. Bunun bir şaka olduğunu sanıyordum ama değildi. Bütün gün okulda öğretmenlerim ve arkadaşlarım çok akıcı bir şekilde Türkçe yerine İngilizce konuştular.

Eve geldiğimde de durum aynıydı. Annem, ablam, babam… Hepsi İngilizce konuşuyordu. Televizyonu açtığımda da bütün kanalların isimleri İngilizce olmuştu. Sanki bir gecede herkes kendi dilini unutmuş ve İngilizce konuşmaya başlamıştı. Buna çok sinirlenmiştim ama yapabileceğim hiçbir şey yoktu. Güzelim Türkçemizin yok olup gitmesi fikri içimi acıtıyordu.

Sanırım ben de artık Türkçeyi bırakıp herkes gibi İngilizce konuşmak zorundaydım. O gece beni uyku tutmadı. Sürekli “Ya gerçekten kimse Türkçe hatırlamıyorsa?” diye düşündüm. Sabah kalktığımda her şey aynıydı. Artık herkesin Türkçeyi unuttuğunu kabullenmek zorundaydım ya da belki de bu dili hatırlayan son kişi bendim.

 

(Visited 3 times, 1 visits today)