Acıyacağımız Asıl Şey Nedir?

“Kimse kimseye acımasaydı hiçbir insan acınacak halde bulunmazdı.” Bu lafın düşündürdüğü şeyler çok derin. Bu cümle birçok insana farklı çeşitlerde bir duygu ve anlayış uyandırıyor. Kimine göre önemsiz bir cümle, kimine göre de çok derin anlamlar taşıyan bir cümle. Benim için bu cümle tamamen anlam barındırıyor. Derin düşündüğümüzde, aslında herkes kendine acımıyor mu? Dışarıdan başkalarına acısak gibi gözükse de içimizde bir yerlerde kendimize de acırız. Herkes birine acır,fakat önce kendine acır. Kendi eksiklerine,fazlalarına hatta belki de olmadıklarına acır. 

Hayatımızdaki eksiklikler olmasa kim kime acıyabilirdi ki? Neticede ortada bir eksiklik yok. Bu yüzden kimse kimse kimseye acıyamazdı. Asıl düşününce, eksikliklerimizin bizim birer parçamız olduğunu görüyoruz. “Acınmak,acındırmak” kelimeleri bizlere kötü bir anlam verir. Lakin şöyle bir düşününce,kötü değil güzel bir anlam vermeli. Aslında yine genel düşünce tarzında bitiyor bu olay. Bize ne öğretildiyse,ne verildiyse biz de hayatımızda onları vadediyoruz. Aileden,yakın çevreden ne gördüysek onu savunuruz. “Acınmak,acındırmak” kelimeleri de bu yüzden bize kötü gelir. Bunların bize kattığı bir sürü şey varken,biz dönüp bardağın dolu değil boş tarafından bakıyoruz. Peki hiç dolu tarafından bakmayı denedik mi?

Olaylara bakış açımızı değiştirirsek,kim kime neden acımış, insanlar neden birbirine acır veya ortada acınacak asıl şey nedir sorularına çok net cevaplar bulabiliriz. Mesela sizce ortada asıl acınacak şey nedir? Bana göre,insanların kendilerine gereğinden fazla acımalarından daha kötü bir şey yok. Doğurduğu sonuçlar çok kötü olup daha da kötü eserler ortaya koyabiliyor. Acınacak halde bulunmak da,insanların birbirine acımaları da gayet doğal şeyler. Hayattaki asıl görevimizi ifa edebilmek için birilerinin bize acıması lazımdır. Bu olay kısır döngü gibidir. Biri size acır,siz başkasına, o da başka birine acır.

Yani aslında ortada acınacak herhangi bir durum veya herhangi bir olay yok. Bu cümleye kesinlikle katılıyorum. Hayatta bir şeyleri acınılarak öğreneceğiz. Bunun yanı sıra da bazı zamanlar bizler başkalarına acıyacağız. Ortada acınacak ya da acıyacak kimse olmama ihtimali yoktur. Bu zamana kadar dikkatlice geçmişe ve bu günlere bakınca bunu görebiliyoruz. Eğer herhangi biri birine acımazsa ve bu düzen değişirse evrendeki düzen yok olabilir. Kimse acınmaz ya da acımaz. Hayatın bir oyunudur bu. Biz de bu oyuna bile bile lades deriz. Fakat yapılacak çok da bir şey kalmadı artık. Evren nasıl işliyorsa o şekilde gitmemiz lazım ki düzen devam etsin.

(Visited 259 times, 1 visits today)