Akıllı Gözlükler mi Geliyor?

Bu sanal gerçeklik gözlükleri bir süredir hayatımıza girdi. Özellikle de oyun severler için yepyeni sanal bir dünyanın kapılarını araladı. Geliştirilen bu ve benzeri yeni modellerle de iyice küçüldüler, hafiflediler. Kablolarından kurtularak özgürce hareket edebilmemizi sağladılar.

 

Şimdi sırada gerçeklikle sanallık arasındaki bu çizginin iyice incelmesini sağlayacak akıllı gözlükler var. Arttırılmış gerçeklik gözlükler konusunda ‘’Google Glass’’ ürünü ile bir şeyler başladı. Gündemimize konu girdi ama nedense bir türlü yaygınlaşamadı bugüne kadar. Bu konuda hemen herkes Apple şirketinin şu anda geliştirmekte olduğunu düşündüğü yeni artırılmış gerçeklik gözlüğünü bekliyor ve bu gözlük hakkında geçtiğimiz günlerde oldukça enteresan detaylar ortaya çıkmaya başladı. Sizlerle bu akıllı gözlüklerin hayata bakış açımızı nasıl değiştireceğini konuşacağız.

 

Önce ‘’Apple Glass’’ ile ilgili gelişmelerden söz edelim. Bu ürünün satış fiyatı 500 dolar olacağı söyleniyor. Bu tür bir ürün için oldukça iddialı bir satış fiyatı. Tabii ki bu kadar uygun bir fiyatla satılabilmesini sağlamak için ilk çıkacak olan model de kendi başına çalışamayacak. Ancak bir telefona bağlanarak telefonun işlemci gücünden faydalanacağı söyleniyor. Tıpkı ilk akıllı saatlerde de olduğu gibi.

 

Bu ürünün 2022’nin başında çıkacağı söyleniyor. Başlangıçta renkli cam olmayacak. Yani bir güneş gözlüğü olarak kullanılamayacak. Çünkü yapılan denemelerde renkli camlara görüntüyü yansıtmanın çok zor olduğu söyleniyor. Bu üründe her iki cama da görüntü yansıtılacak. Bu görüntüler için ‘’starboard’’ denilen bir arayüz geliştiriliyor ve kontrol etmek için de işaret dili kullanılacak. Gözlük bir plastik standa yerleştirilerek kablosuz olarak şarj edilmesi sağlanacak. Gelelim bence en gerçekçi iddiaya, gözlüğün üzerinde herhangi bir kamera olmayacak. Daha önceki protiplerden ya da denemelerden farklı olarak sadece LIDAR (Light Detection and Ranging) tarayıcı yer alacak.  Ortamın üç boyutlu olarak algılanmasını kolaylaştıran bu teknoloji en çok artırılmış gerçeklik konusunda işe yarayacak. Öylece kameraya ihtiyaç duymadan ortam üç boyutlu olarak algılanabilecek ve içerisinde başka nesneler yerleştirilebilecek. Zaten artırılmış gerçeklik dediğimizde asıl hedef: Var olan ortamın üzerine hareketli görseller ve infografikler yerleştirmek ile kalmayıp sanki o ortamın bir parçasıymış gibi üç boyutlu nesneleri yerleştirip onlarla etkileşime geçebilmeyi sağlamak. Peki bir gözlükte kamera olmaması neden bu kadar önemli. Çünkü Google Glass ilk çıktığında en çok eleştirilen özelliklerinden biri bu olmuştu. Özel hayatın gizliliğine müdahale edilebileceği konusunda haklı endişeler vardı.

 

Şimdi şöyle bir gün hayal edin. Pencereden gökyüzüne bakınca hava durumu bilgisini görüyorsunuz. Kahvaltı yaparken arkadaşınızdan gelen mesaja cevap veriyorsunuz. Gün içerisinde gördüğümüz her şey gözlükteki kamera tarafından da görülüyor, yaptığınız her şey gözlük tarafından da kayıt ediliyor. Metroda bir problem mi var? Alternatif bir yol önerisi ile adım adım yönlendiriliyorsunuz. Yolda bir konser afişi ile mi karşılaştınız? Akıllı asistanınızla konuşarak biletleri satışa çıktığı tarihte size hatırlatma yapmasını rica ediyorsunuz. Yolda gördüğünüz ve beğendiğiniz şeylerin fotoğrafını çekebiliyorsunuz ve bunları sosyal medyada anında paylaşıyorsunuz. Sadece fotoğraf çekmekle kalmayıp kendi gözlüklerinizi canlı bağlantıyla başkalarına da gösterebiliyorsunuz. İşte bu konsept 8 yıl kadar önce duyulduğunda bir yandan önce bir heyecan dalgası yarattı. Fakat bir yandan da hakkında bazı kötü haberler çıkarak bundan sonra ‘’özel hayat diye bir şey kalmayacak, her an kameralar her şeyi kaydedecek, mikrofonlar bizi dinleyecek.’’ diye bazı eleştirilere maruz kaldı. Fakat aradan geçen bu 8 yıl içerisinde aslında biraz önce size anlattığım senaryoyu telefonlarımız ile biz zaten yapar hale geldik. Aradaki tek fark bunları gözlük olarak takmıyor oluşumuz. İşte akıllı gözlüklerin son durumu tam olarak bu. Bazılarına göre artık cep telefonlarının bile sonunu getirebilme potansiyeline sahip yeni teknolojik dalga bu.

Özel şirketlerin uzay çağında faaliyet göstermeye başlaması ile birlikte, Platon’un tam olarak nerede olduğunu henüz bilmiyoruz. Ama akıllı gözlükler ile 10 yılda tamamlanan bu döngü uzay teknolojilerinde 100. yılına ulaştığında ayda veya Mars’taki platolardan birinde insanların dolaşacağına artık kesin gözüyle bakabiliriz.

(Visited 10 times, 1 visits today)