AKLIM BANA OYUN OYNUYOR

Merhaba ben Isabella. Bana kısaca Izzy derler. On altı yaşındayım. Ben annemi bir yangında kaybettim. Fakat abim oradan sapasağlam çıkmıştı. Annemiz olmadığı için ikimiz de farklı işlerde çalışıyorduk. Komşularım onunla hiç sohbet etmezlerdi. Bazen onu göremediklerini düşünürdüm. Abimin kendini çok yalnız hissettiğinin farkındaydım fakat komşulara onunla da konuşun diyemezdim, değil mi? Neyse. Yakın bir zamanda üniversiteye yetecek kadar para toplamıştık. Ama sadece bir kişinin gidebileceği kadar paramız vardı. Abim üniversiteye gitmek istemediğini, onun yerine benim gitmemi tercih ettiğini söyledi. Ayrıca mezun olamazsam bozuşacağımızı da belirtti. Hep beraber güldük. Bir gün komşular bizim evde toplandılar. Yine sadece benimle sohbet ettiler. Abim çok hüzünlüydü. Artık abimin yok sayılmasından sıkılmıştım ve o anki sinirimle “Neden abimle konuşmuyorsunuz? Siz gidince ağlıyor o. Çünkü kendini çok yalnız hissediyor!” dedim. Komşular bana garip bir şekilde baktılar ve aralarından biri “Hangi abin? Annen ve abini o yangında kaybettiğinden beri sen bu evde tek yaşıyorsun.” dedi. Ben onların dediğini duyunca abime baktım. Ardından onunla birlikte yukarı kata çıktık. Komşular aşağıda benim dedikodumu yapıyorlardı. Ardından abim, “Evet Izzy. Ben ölüyüm. Sen sadece annemi kaybettiğinde beni kaybetmeyi göze alamadığın için halüsinasyonlar görüyorsun. O yangında ben de öldüm. Artık bunu kabullen ve ilk iş doktora git.” dedi. Ben ne yapacağımı şaşırmıştım. Abim yavaş yavaş kayboluyordu. Meğer zihnim bana oyun oynuyormuş. Neden komşularımın veya arkadaşlarımın onu yok saydığını anlamıştım. Ya da abimin üniversiteye gitmek istemediğini, hatta ve hatta ayrı işlerde çalıştığımızı ve ona maaş verilmemesini. İlk iş doktora gittim. Doktor bana reçete yazdı. O ilaçları kullandım ve kullanırken psikoloğa gitmeyi ihmal etmedim. Bu olayın üzerinden bir yıl geçti ve ben Izzy, artık halüsinasyon görmüyorum!

(Visited 1 times, 1 visits today)