Alamut ve Kutsal Topraklar

 

Günümüzde gerek televizyon gerek internette birçok tarihi olay konulu dizi veya film var. Örnek vermek gerekirse Türk yapımı Diriliş:Ertuğrul ya da yabancı kaynaklı History Channel’ın bize sunduğu Vikingler dizisini gösterilebilir. Fakat kurgu gereği, gerçek olaylarda oynama yapılıp çekilebiliyor. Vikingleri ve Osmanlı’yı kuran padişahın babasının ismini eminim hepiniz duymuşsunuzdur. Fakat Selçuklulara ve coğrafyasındaki diğer devletleri âdeta musallat olan ve daha sonrasında Moğollar tarafından çökertilen Hasan Sabbah ve tarikatı Haşhaşinleri daha önce duymuş muydunuz?

Hasan Sabbah, Müslümanlığın mehzeplerinden olan Şia mehzebinin alt dalı İsmaililik mehzebinden etkilenmiştir. Birçok ülkeyi dolaşmış ve fikirleri bu ülkelerde iz bırakmıştır. Daha sonra İran’a yerleşmiştir. Haşhaşinlerin tarihi Alamut Kalesi’nin alınmasıyla başlar. Hasan Sabbah uzun süren misyonerlik ve insan kazanma faaliyetleri sırasında Selçuklularla mücadele etmek için rahat edebileceği ulaşılmaz bir yer aramış, Deylem’de yaptığı faaliyetler sırasında Alamut Kalesi’nde karar kılmıştır. Büyük ve yüksek bir kayalık tepe üzerine inşa edilmiş olan bu kaleye sadece dar bir patikadan ulaşılmaktaydı. Hatta ve hatta efsaneye göre, bu kaleyi inşa eden çok eski bir kral; kaleyi inşa etmeden önce bir kartalı salıvermiş ve kartalın konduğu bahsi geçen kayalıklara kurmuştur Alamut Kalesi’ni.

Haşhaşinlere gelegelelim. Bu suikastçılar Hasan Sabbah’ın güvenilir müritleriydiler. Alamut Kalesi’nde hançer kullanmayı ve gizlenmeyi öğrendiler. Tabii ki bununla kalmadı. İslam öğretileri ve coğrafya, tarih gibi sosyal bilimler de öğrendiler. Kültürleri gereği suikast gerçekleştirdikten sonra Haşhaşinler öldürülürdü. Böylece ölümden korkmayan vahşi ve aynı zamanda son derece bilgili ölüm makineleri yetiştirdi Hasan Sabbah.

Bu dizinin sadece ilk sezonu olmakla birlikte, diğer sezonlarda da Haşhaşinler gibi ismini duyduğunuz fakat o kadar araştırma yapmadığınız veya ilgi duymadığınız topluluklar olabilir. Tapınak Şövalyeleri gibi. Tapınak Şövalyeleri olarak bilinen tarikat, Fransız Hugues de Payen tarafından 1119 yılında Kudüs’te kuruldu. Kudüs’ün fethi sırasında gösterdikleri üstün başarılar sayesinde Kudüs Kralı tarafından fazlaca değer gören 9 şövalyeye konaklamaları için ‘Süleyman Mabedi’ tahsis edildi. Bu mabet Süleyman’ın ölümünden sonra fazlasıyla tahrip olmuş olsa da bir duvarı halen ayaktadır. Şu an bilinen ismi ile Ağlama Duvarı. Savaşlarda elde edilen başarılarda pay sahibi olan bu Tapınakçılar, zamanla Papa tarafından imtiyazlı hale getirildiler. Elde ettikleri güç sayesinde artık Avrupalı krallar tarafından tehdit olarak görülen Tapınakçılar, 70 senelik bir hükümranlık sonunda, 1189’da Kudüs elden çıkınca güç kaybetmişler.

Bu olay da 2. sezonunda anlatılır ve eminim birçok izleyiciyi bilgilendirir. Daha sonraki sezonlarda da, daha önce söylediğim gibi, bu tür tarikatlara yer verilebilir. Ayrıca bu dizide, aynen diğerlerinde de olduğu gibi, birkaç değişiklik yapılabilir kurguyu güçlendirme amaçlı. Fakat dizinin amacı öğretmek olduğundan çok da oynanmamalı.

Peki bu olayların araştırması nasıl yapılacak diye sorar iseniz iki cevabım olur. Birincisi bilgi yuvası olan üniversiteler diğeri de olayın merkezi olan yerler. Yurt içi ve yurt dışı üniverstelerde çalışan ve bu tür konularla ilgilenen akademisyenlerden bilgi almak çok faydalı olur. Ayrıyeten bizzat Alamut Kalesi’ne gidip oradaki insanlardan bilgi almak ya da Kudüs’deki alimlerden bilgi almak düşünülebilir. Yapım aşamasına değinmek istersek dünyanın birçok yerinde Alamut Kalesi’ni ya da “Kutsal Topraklar”ı temsil edebilecek bölge var. Aynı zamanda aktörlerin çoğunlukla Türk oyuncu olmasını yeğlerim çünkü böyle bir konusu olan dizi ile küreselleşebilir ve kendi dizi ve film kültürümüzü dünyayla tanıştırabiliriz.

 

 

(Visited 107 times, 1 visits today)