Anı Kavanozu

Benim içinde en güzel anılarım olduğu sihirli bir kavanozum olsaydı ilk Ankara’daki lunaparka gittiğimiz anıya giderdim. O zaman hayatımdaki en eğlenceli ve güzel bir anıydı. İlk içeri girmek için para ödedik ama hiç sıra yoktu! Bana ve anneme 50 TL ‘lik babam makinelere binmek istemediği için ona da giriş bileti aldık. İçerisi efsaneydi!

Biz sol taraftan gitmek istedik orada makineler vardı. İlk bir ahtapota bindim beni döndürerek yukarı aşağı sallıyordu. Ardından plastik korsanlarla fotoğraf çekindikten sonra uçağa bindim. Uçağa bindim derken oyuncak olana. Oda beni döndürerek yukarı aşağı sallıyordu. Sonra öğlen olana kadar sosisli yiyip birkaç makineye daha bindim. Sonra boğaya bindik. Ama boğa çok eğlenceliydi bizi 360, 180 ve 90 derece çevirdi. Ardından 3 farklı roller coaster’ a bindik ilki çok yavaştı ikincisi hızlıydı ama çok yükseğe çıkarmıyordu ama üçüncüsü efsaneydi. O kadar hızlıydı ki gözümü kapattım. Hava kararınca bir dinozor müzesine gittik. Ardından da eve dönmüştük.
Köyde ilke defa 2 hafta boyunca annem ve babamdan uzak kaldım.

Sabah uyandığımda babaannem soba yakıyordu. Bende yakmak istedim. Kapağındaki küçük deliklerden odun atıyordum. Ama sonra kalın bir sopayı kapağındaki küçük bir delikten sokmaya çalıştım. Sığmayınca bütün gücümle ittirdin. İşte o zaman ne olduysa o anda oldu. Kapağı aniden açıldı ve elim yanan sobanın içine girdi çığlık çığlığa bağırarak elimi suya sokmuştum. Ayrıca minik bir baltayla odun kırıp, ileride yakılması için sakladık.
Bir kere Şirince’ye gitmiştik gidince önce güzel bir kahvaltı yapmıştık. Sonra her yeri gezip fotoğraf çekildik. Ardından ban tahta oyuncaklar aldım. İşimiz bitince de arabaya binip Manisa’ya geri döndük.

(Visited 47 times, 1 visits today)