Ankara’ya Güneş Doğuyor

Birinci Dünya Savaşı’nın sonuçlanmasıyla Osmanlı İmparatorluğu yenik sayıldı. İtilaf Devletleri yurdu dört bir yandan işgal etti ve Sevr Antlaşması ile paylaştırılan toprakları almak için düşmanlar çalışmalarına başladı. Mustafa Kemal, bu durumu düzeltip vatanı kurtarmak için 19 Mayıs 1919 tarihinde Samsun’a çıkarak Milli Mücadele’yi başlatmış oldu. Samsun’dan sonra sırasıyla Amasya, Erzurum ve Sivas’ta kongreler düzenleyerek bütün şehirlere halkın adına karar verecek birer temsilci seçmelerini söyledi. Seçilen bütün temsilcilerin tek çatı altında toplanması gerekiyordu. Bu nedenle Ankaralılar Mustafa Kemal’i ve temsilcileri Ankara’ya davet ettiler. Mustafa Kemal de bu teklifi mantıklı buldu çünkü Ankara yurdun tam ortasındaydı yani işgalcilere eşit konumdaydı. Başka bir deyişe Milli Mücadele’nin merkezi olmak için en uygun şehirdi.

Bütün bunlara birinci elden şahit olduğum için Mustafa Kemal’in Ankara’ya gelişini iple çekiyordum.  Heyecandan uyuyamadığım geceler sonrası o gün gelip çatmıştı. Saat 14.00 sularında Mustafa Kemal Paşa ve temsilciler Ankara’ya ulaştı. Binlerce Ankaralı Mustafa Kemal Paşa ve silah arkadaşlarını dört gözle bekliyordu.  Tarih 27 Aralık 1919… Gördüm Atatürk’ü, oradaydı. Derin maviliklerde halkı selamlıyor. Etrafımdaki insanların gözleri parlıyordu, sanki karşılarında büyük bir ışık varmış da gözlerini kamaştırıyormuş gibi. Bütün halk Mustafa Kemal Paşa’yı ve temsilcileri coşkuyla karşılıyordu. Hepsinin içinde büyük bir umut doğmuştu. Ankara’nın her yerinde şölen havası hakimdir ve Ankaralılar Mustafa Kemal’in gelişini bir bayram edasıyla kutlar. 28 Aralık’ta Mustafa Kemal şehrin ileri gelenlerine içinde bulunduğumuz durumu açıklayan bir konferans verir.

1927 yılında Ankara’da büyük bir yangın olmuştu bu yüzden halk yokluk içindeydi. Tarım alanları harap olmuş bazı insanlar evlerini, gelir kaynaklarını kaybetmişlerdi. Halk büyük bir yoklukta olmasına rağmen tek umutları olan Büyük Millet Meclisi’nin binasının tamiri için halktan para toplanıp Mustafa Kemal’e teslim edildi. 23 Nisan 1920 tarihinde Büyük Millet Meclisi Ulus Meydanı’nda kuruldu. Atatürk Ankaralıların kendisini karşılayışını ve Ankara’nın Milli Mücadele’deki önemini şu sözlerle ifade etmiştir. “İstiklâl Mücadelesi tarihinde Ankara namı en aziz bir mevkii muhafaza edecektir. Bazılarımız iktihâmı (göğüs germeyi), hemen gayrimümkün zannedilen bu müşkilat karşısında sizler bir dakika tereddüt etmediniz. Üç sene mukaddem Sivas’tan Ankara’ya ayak bastığım zaman bir misalini geçen gün dahi göstermiş olduğunuz samimi ve kalbi tezahürat ile beni kollarınız arasına aldınız. O zaman gösterdiğiniz bu vatani cesaret sayesinde ecnebi müdahalesi ile İstanbul’da kapatılmış olan Meclis-i Mebusan daha vasî bir salahiyet ve şanı milliyet layık bir istiklâl ile Ankara’da açmak mümkün oldu. Büyük Millet Meclisi sizin muhiti hamasetinizde bîpervâ İstiklâl Mücadelesine devam edebilmiştir. Binaenaleyh Ankara, hemşehrilerimizin bu istiklâl-i vatan mücadelesinde ayrı bir hisse-i şerefi vardır.”

Bunun sonrasında Milli Mücadele başarıyla sonuçlandı ve Mustafa Kemal 29 Ekim 1923’te Türkiye Cumhuriyeti’ni kurdu ve ilk cumhurbaşkanı seçildi. Hayatını vatanına adayan ve inkılaplarla ülkesini geliştiren Mustafa Kemal’e 1934 yılında soyadı kanunuyla ATATÜRK soyadı verildi. Bugün barış, huzur ve güvenlik içinde yaşadığımız bu ülkeyi Atatürk’e ve silah arkadaşlarına borçluyuz

(Visited 5 times, 1 visits today)