ANNE VE KAYBOLAN KIZI

Yeni bir kursa başlamıştım. Bu kurs bir müzik kursuydu. Büyükler için düzenlenmiş bir opera grubuna katılmıştım. Benim asıl işim avukatlıktı ama biraz kafamı dağıtmak için yazılmıştım bu kursa. Kursa bir ay önce başlamıştım bu opera kursuna her hafta gidiyordum ama gittiğim son haftada çok acayip şeyler oldu kursa giderken yağmur yağıyordu ve ve içimde çok garip bir his vardı. Kötü hissediyordum. Şarkı söylerken rahatlarım diye düşünmüştüm ama öyle olmadı, bu his içimden bir türlü gitmiyordu. Opera sonunda bitmişti ve ben eve gidip hemen yatmak, kafamı toparlamak istiyordum. Oradan tam uzaklaşmak üzereyken omzuma bir el dokundu. Arkamı döndüğümde ağlamaktan gözleri şişmiş, rengi solmuş bir kadın görmüştüm. Kadın ağlayarak ” Bana yardım et!” diyordu. Söylediklerine anlam veremiyordum aynı şeyi sayıklayıp duruyordu. Onu biraz sakinleştirdikten sonra neler olup bittiğini anlatmasını istedim. Kadın anlatmaya başladı. Onun evlatlık aldığı bir kızı varmış ve bu kızını çok seviyormuş. Kızı birkaç gün önce kaybolmuş ve onu bulamıyormuş. Herkese söylüyormuş her yeri arayıp yardım istemiş ama ona geri dönmemişler. Kadın böyle anlatınca ben ona yardım etmeye karar verdim ve kızını bulacağımı söyledim. Kadından kızının bilgilerini aldım ve onu eve bıraktıktan sonra araştırmaya başladım. Küçük kızının bırakıldığı yurda baktım, ne zaman bırakıldığına ve kimin bıraktığına baktım. Tam bunları araştırıyordum ki aklıma kızı kimin götürebileceği geldi. Bu kızı gerçek ailesi çok kez görmeye gelmişti ama hiçbir zaman onu geri götürmemişlerdi. Belki kızlarını bıraktıklarına pişman olmuşlardı ve geri almışlardı. Bunu öğrenmenin tek bir yolu vardı. Küçük kızın gerçek ailesini aramalıydım. Bunu en iyi onlardan öğrenebilirdim. Telefonları birkaç kez çaldıktan sonra hemen açtılar. Onları arayıp her şeyi açık açık sordum. Ve onlardan aldığım cevap  beni çok şaşırttı . Bana onu çok özlediklerini birkaç gün görüp geri getireceklerini söylemişlerdi. Onlara bunun yasal olmadığını söyledim ve hemen gelip geri getirmelerini ayrıca kendileri için bir avukat tutmaları gerektiğini onlara dava açacağımı söyledim. Çünkü gerçekten böyle bir şey yapmaya hakları yoktu. Telefon konuşması yaptıktan sonra hemen yattım ve yarın için kendimi hazırladım. Sabah uyanır uyanmaz benden yardım isteyen kadını aradım ve içini rahatlatmak için ona anlattım. Birkaç saat sonra benimle mahkeme salonunda buluşmasını söyleyip telefonu kapattım. En son hazırlıklarımı yaptım ve mahkeme salonuna gittim. Dava başlamıştı ve benim bu davayı almam gerekiyordu. Herkes savunmasını yaptı ve sıra karar verme aşamasındaydı. Çok heyecanlı hissediyordum ve kalbim yerinden çıkacak gibiydi. Müvekkilim yani benden yardım isteyen kadın çok perişan olmuştu ve bu davayı o kazanmazsa çok üzülecekti. Sonunda karar verilmişti ve davayı biz almıştık. Karşı tarafa ise ağır bir ceza verilmişti ve küçük kızın öz ailesine onu çok nadir ziyaret edebileceği söylenmişti böylece anne ve kız çok mutlu oldu.

(Visited 87 times, 1 visits today)