Artan Mahkumlar mı, Caydırıcı Kanunlar mı?

Ülkedeki hapishane sayısını arttırmak veya kanunları değiştirmek bir çözüm gibi görünebilir
gözümüze ama bundan önce yapılması gereken insanlara iyi ahlakı verebilmektir. Bu iyi ahlak iyi bir
eğitim ve etraftaki gelişmiş bireylerin yardımıyla oluşabilir. Tabi ki bunları oluşturmak da öyle hemen
olacak kolay şeyler değil. Kökten ve büyük bir değişim gerektiriyor. İnsanlara bu durumu en iyi
öğretecek yolun ise empati yeteneğini öğretmenin olduğunu düşünüyorum. Doğru empati kurabilen
bir insan etrafındaki insanlara zarar verecek eylemler yapmaktan kaçınır. İnsana bu ahlak
öğretildikten sonra suç oranı zaten kendiliğinden düşer ama sıfıra gelmez. Bazı insanlar bunu
uygulamayı reddedip kurnazlık peşinde koşacaklardır. Bu noktada ise en baştaki sorumuza
dönüyoruz. Hapishane sayısını arttırmak daha fazla suçlu beklemek anlamına gelir. Suça teşvik
sayılmasa da burada insanları caydırmak gibi bir neden yok. Daha çok onların yapacaklarına hazırlık
durumu var. Bizim amacımızın suçluları cezalandırmaktan ziyade suçlu insanları azaltmak olduğunu
unutmamız gerekir. Daha fazla hapishane yapmak suçun önüne geçmez. İnsanlar mevcut hapishane
sayısına bakıp yapacakları suçlardan vazgeçmez. Bunun asla suç oranını düşürme konusunda katkı
sağlayacağını düşünmüyorum. Kaldı ki her suçun cezası da hapis değil. Bu yaptırım hapishanede
yatacak olanları bile ilgilendirmiyorken diğer suçları nasıl durduracak ki? Hapishane sayısının artışı
gereksiz masraf dışında bir şey değildir. Daha ağır kanunlar getirmek ise ilk seçeneğe göre daha iyi bir
göz korkutma yöntemi olacaktır. İnsanlar yapacakların hareketlerin sonuçlarını düşünmediklerinden
ya da sonuçları küçümsediklerinden suçları işliyorlar çoğunlukla. Yapacakları eylemin sonucundan
korkarlarsa eğer bu eylemi yapmalarına engel olacaktır. İşlediği suçun sonucunda alacağı cezaya
değmeyeceğini görebilirlerse o zaman bu suçu işlemekten geri dururlar. Sadece kanunları
ağırlaştırmak da yetmez tabi ki bu noktada kanunların insanlara doğru bir şekilde öğretilmesi de
gerekli. İnsan bir suç işlediğinde alacağı cezayı veya karşılaştığı haksızlık durumunda neler yapacağını
bilmeli. Kanunlar getirildikten sonra ise bu kanunların doğru ve adil bir şekilde uygulanması gerekir.
İnsanlar kanunların yaptırımının uygulanmadığını gördüklerinde en başa geri dönmüş oluruz. Bu
yüzden yapılan kanunlarla beraber bu kanunların uygulanması da büyük önem taşıyor. Bu yüzden
ülkedeki adalet sisteminin de iyi bir şekilde çalışıyor olması gerekir. Herkesin kanun önünde eşit
olması gerekliliği de unutulmamalı tabi ki. Günümüzde adaletin yanlış işleyişinden dolayı kanunlar
geçersiz kılınıyor belki de. Bunun çözümü ise en başında bahsettiğim insanlara iyi ahlak öğretmekle
olur. Yani uzun lafın kısası insanlara önce iyi ahlakı öğretmek sonrasında gerekli kanunları getirmek
ve bu getirilen kanunları insanlara öğretmek, bu kanunların doğru işleyişini sağlamak düzenini
oturttuğumuz zaman zaten hapishane sayısını arttırmak değil azaltmamız bile gerekebilir. Bu işleyiş
tabi ki basit bir şekilde gelmeyecek ama her bir bireyin üstüne düşeni yapması ve iyi bir insan olmak için çabalaması sonucunda mümkün bir düzen.

(Visited 5 times, 1 visits today)