Asıl Servet Hayat Mıdır?

Hiç düşündünüz mü neden yaşıyoruz diye? ya da hayata niçin gözlerimizi açtığımızı hiç mi hiç sorgulamadınız? Kimileri der ki sevdikleri her şey için öteki kimseler de para ve şöhret için dünyaya geldiğimizi söylerler. Peki sevdiklerine önceden değer verip daha sonra eline büyük paralar geçince ortadan kaybolanlara ne demeliyiz? Bu tür kaybolmalar sadece bedenen değil ruhen de olabilir. Hayat bu kim bilir kapımızı kimler kimler çalacak veya neler neler kapımıza gelecek…

Bir arkadaş düşünün sadece vaktiyle yüreğinizi açmış olduğunuz ve her daim yediğiniz ve içtiğiniz hiçbir şeyin ayrı gitmediği bir dost hayal edin. Dostunuzun babası çok ileri düzeyde bir şirket kurdu ve evlerine şöhret kuşu kondu. Onun sonradan gelmiş olan paragözlüğüne , burnu havada takılan tavırlarına ve çokbilmişliğine sinir olurdunuz elbet ve bu olanlar sadece sıradan bir kağıt parçası yüzünden.

İnsani duygularımız nasıl bu kadar kolay yem oluyor bunu hiçbir zaman anlayamayacağız elbet. Lakin sevdiğiniz bir işi hakiki bir şekilde yerine getirip iyi servet kazanan insanlar bu ”paragöz” kefesinin dışında olmalı tamamen. Öyle insanlar genellikle paralarını işini ve mutluluğunu paylaşır gibi ihtiyacı olan her kimselerle paylaşırlar. Onlar hayatın anlamını parada değil mutlulukta bulmuşlardır. Her şeyin anahtarı olan mutluluğu.

Mutluluk deyince bir çoğumuzun aklına hep doğum günleri , hediyeler veya pembe panjurlu bir hayat gelir. Asıl olan mutlu olmak kavramı mutluluğun ta kendisidir. Buna her sabah uyandığımızda bile o günün harika geçeceğini kendinize hatırlatarak bile elde edebilirsiniz. Merak edilen bir diğer soru ise servet elde edip dünyayı yok sayan insanlar nasıl mutlu olabilir acaba? Eğer o insan sırf zengin diye bütün sevdiklerini yok saymış ise aslında varlıklı gibi görünen lakin içinde çok yoksul olan her kimsedir. Paranın değeri sevdiğimiz her şeyin yanında bir hiçtir. Sevdiklerinize sarılın ve asıl zenginliğin tadını çıkarın.

(Visited 3 times, 1 visits today)