Bali, Endonezya

Sabah kalktığım andan itibariyle her şey zen. Bali’de yaşayan herkes zen. Burada 5 yıldır yaşiyorum ve hala her gün gün aynı heyecanı yaşiyorum.

Sabah kalktığım anda kuşların ve Hint okyasunun sesi ile uyanıyorum yani anladığımız gibi alarm’a gerek yok. Uyandığım an ise hiç bir zaman kendimi üzgün veya kötü hissetmem çünkü, okyanus sesi ve kuşların sesi beni mutlu eder ve bunun dışında psikolojik olarak rahatlama hissi verir bana. Yatağımdan kalktığım an ise perdeyi açmaya gittiğimde burnuma tropik ağaçların ve çiçeklerin kokusu gelir. Hiç bir parfüm Dünya’da bunun yerini tutamaz. Perdeyi açtığımda önüme gözüken ilk şey, yağmur ormanın arasından geçen nehir ve bu nehir’in devamı ise Hint Okyanus’na gider. Kendimi  her gün rüyadaymış gibi hissediyorum. Bütün Endonezlerin yaptığı gibi ben de sabahları meditasyon yaparım. Kendimi daha da zen ve rahat hissetirmek için. Arka planda ise okyanus sesi ve kuşların sesi ve de arada geçen rüzgarın sesi meditasyonu, meditasyon yapan şeydir. Her şeyin doğalı vardır burada. Meditasyonumu bitirdikten sonra duşumu alıp yemek yemeye iniyorum. Mutfağa indiğim an da ise aklıma bin bir tane kahvaltı çeşidi gelir, çünkü, burada her şey doğal ve yılın 365 günü sıcak olduğu için neredeyse her türlü meyve ve sebze bulunur. Bu sabah ise Acai kase yemeyi tercih ettim. Buzdolabından meyvelerini almaya çıktığımda önüme hiç tatmadığım meyveler çıkıyor. Dediğim gibi her gün yeni bir heyecan yaşıyorum burada bulunan her şey için. Yan komşunun bahçesinden topladığım dragon fruit ile Acai kase yapmaya karar verdim. Ben hayatımda hiç bir defa böyle bir şey yememiştim! Çok güzel bir tadı vardı dragon fruit’ün. Günün en önemli öğününü bitirdikten sonra okyanus’a girmeye karar verdim.

Dışarı çıktğım anda insanların o samimi yüzünü görmeye başliyorum. Herkes birbirleriyle barışık. Kadın, erkek eşit ve hayvanlara saygı sonsuzdur. Sokak diye bir şey yoktu resmen. Neredeyse her yer tropikal yağmur ormanıdır. Okyanus’u görebildiğim uzaklıktan daha yakındır okyanus benim evime. Burada her yer palmiye ağaç olduğu için ve aralarında bazı pembe açan çiçekler ile gerçek bir rahatlama hissi verir. O kadar derdiniz veya sorununuz vardır ama san ki buraya geldiğiniz de san ki o bütün sorunlar hiç olmamış gibi oluyor. Burası sanki başka bir dünya. Anlam veremiyorum ama muazzam bir yer. Okyanus’a yaklaşdıkça ormandaki taşların bitmesiyle ve neredeyse her ağaçta büyüyen hindistan cevizlerin, muzların veya ananaslardan anlaşılır. Taş yolu bitince kum yoluna geldik. Bu kum hiçbir kuma benzemez sağlık açısından insanın cildini onarır ve bem beyaz olmasıyla insanın içine o rahatlama etkisi verir ayrıca psikolojik olarak aklımıza o internette gördüğümüz gibi bir görüntü gelir bu görüntü ”sen şu anda cennetdesin veya şu anda galiba hayal dünyasındasın” etkisi verir.

Sonunda plaja geldim. Yanımda bir adam taze hindistan cevizi sütü satıyordu, bir tane aldım ve yine heyecan ile içtim. Hemen okyanus’a koşmaya başladım san ki okyanus hiç bir zaman daha olmayacakmış gibi. Girdiğim anda kafamı suya soktum ve gerisini anlatmak istemem çünkü başımdan öyle güzel şeyler geçti ve kendimi aşırı rahat hissetiğim için bu rahatlığımı asla bozmak veya anlatmak istemem.

 

(Visited 135 times, 1 visits today)