Teenage girl studying online using laptop and writing notes at home

Başarı ve Bahaneler

  Başarı, istenen sonuca ulaşma, güdülen amaca erişme, isteneni elde etme olarak  tanımlanabilir. Başarı bu kadar geniş kapsamlı tanımlanmakla birlikte eğitimde başarı denildiğinde genellikle okulda okutulan derslerde geliştirilen ve öğretmenlerce takdir edilen notlarla, test puanlarıyla ya da her ikisi ile belirlenen beceriler veya kazanılan bilgilerin ifadesi olan “Akademik Başarı” kastedilmektedir.

   Akademik başarıyı elde ederken önümüze çıkan sorunlar, engeller ve bazı durumlar vardır. Önemli olan ise bu durumların üstesinden gelebilmek ve derslere daha çok odaklanabilmek, her sorunu mantıklı bir şekilde çözmektir. Fakat bizim karar veremeyeceğimiz bazı durumlar olabilir.

Örneğin kardeş sayısı gibi bazı kişiler kardeş sayısının akademik başarıyı olumlu veya olumsuz açıdan etkilediğini düşünüyor. Acaba gerçekten etkiliyor mu?

   Öncelikle bu durumu sadece bir örnek ile evet olumsuz etkiliyor ya da olumlu etkiliyor demek yanlıştır çünkü başarıya ulaşma sürecinde sadece kardeş sayısı değil daha birçok etken bu durumu değiştirebilir. Bu konuya en güzel cevabı istatistiklere bakarak bulabiliriz. Değişik istatistiklere baktığımızda istatistikler bize bu durumun aslında akademik başarı için önemli bir faktör olmadığını söylüyor.

   Peki toplumda neden böyle bir algı var? Aslında bu algının yaratıcısı öğrencilerdir. Şöyle düşünelim bir başarı elde ettiğimizde bu başarının sahibi her zaman kendimiz oluruz ve bu bizi gururlandırır ama eğer başarısız olursak genellikle bu durumun bizim ile ilgili olmadığını söyleriz ve suçu çevresel faktörlere atarız bazen bu faktörler arasında maddi durum, kardeş sayısı gibi durumları bahane haline getiririz.

 

   Bu durumu kanıtlamak için çoğumuzun bildiği bir örnek verelim. Aziz Sancar, maddi durumu yetersiz olan çok çocuklu bir ailede doğdu ayrıca doğduğu dönemde internet, televizyon gibi elektronik kaynaklar yaygın değildir. Bu konuda biz daha şanslıyız çünkü bu kaynaklara kolayca ulaşabiliyoruz. Aziz Sancar yine de bunları hiçbir zaman bahane haline getirmedi. Ve 2015’de Nobel kimya ödülünü alarak hem ailesini hem de ülkesini gururlandırdı.

 

  Bunun gibi olayları günlük yaşamımızda görmek mümkün. Önemli olan bahanelerin arkasına saklanmamak. Yani sonuç olarak istatistiklere baktığımızda kardeş sayısı gibi değişkenlerin akademik başarı üzerinde olumlu ya da olumsuz açıdan önemli bir etkisinin olmadığı belirlenmiştir. Yine istatistiklere bakarsak akademik başarıyı elde etmek için kendimize güvenmeli, hedefimize odaklanmalı ve kaygılarımızı en aza indirmeliyiz. Ne demiş Mustafa Kemal Atatürk “Ben hayatımın hiçbir anında karamsarlık nedir tanımadım..

(Visited 16 times, 1 visits today)