BENİM DÜNYAM BENİM BİNAM

Gelecekte herkes gibi ben de bir meslek edineceğim ve bu mesleği seçtim. Belki de bu kararımı değiştireceğim ama şu anda mimar olmak istiyorum. Bu yüzden sizlerle bu konu hakkında bir soruyu tartışmak istiyorum: Sizce mimarlar sadece bina mı yoksa yaşam alanı mı tasarlar? Bence yaşam alanı tasarlar. Çünkü mimarlar olmasaydı belki de insanların barınacak bir yerleri olmayacaktı. O binaları yapacak birileri olmayacaktı. Belki herkes kendi evini yapardı. Ancak bu evler en ufak bir depremde yıkılabilirler. Yani mimarlar yaşam alanı belirlerler ama aynı zamanda binada tasarlar ve bu bina onların kendilerinin hayal gücünü ortaya çıkarır. Yani o bina mimarisinin yaşam alanıdır. Kendi o bölgeye nasıl bina yapabileceğini düşünür ve kendi kafasına tasarladığı binayı inşa eder. Bu bina mimarın kendi hayal gücü, kendi yaşam alanıdır. Annem bana hep ” Odanda kendi dünyanı, kendi hayal gücünle tasarlaman hoşuma gidiyor.” der. Benim odamın düzenini ben kendi hayal gücüme göre tasarladım. Aradaki fark sadece mimarın binanın kendisini inşaat etmesi. Tamam belki böyle söyleyince sanki hemen şıp diye yapılabiliyormuş gibi oldu ama sonuçta ikisinin de sonucunda oluşan yapıt kişinin kendi hayal gücüyle ortaya çıkmakta. Bu yüzden mimarlar hem insanlar için yaşam alanı hem de kendi düşüncelerini o yapıta yansıtırlar aynı zamanda bina da tasarlarlar. Bu yüzden insanlara yaşam alanı kurmak kendi hayal gücümü insanlara göstermek için ” Aa, binaya bak! Ne güzel tasarlanmış.” denip, belki de o bina ile ilgili alakası bile olmayan bir yere gitmeleri gerekirken yönlerini değiştirip benim tasarladığım hayal gücümün içine gitmelerini istiyorum. Bu yüzden mimar olacağım.

(Visited 114 times, 1 visits today)