Benim Tercihim Deniz

Hepimiz tatil yapmayı severiz. Yorucu ve stresli bir yılın ardından, rahatlayıp keyfimize bakabileceğimiz en tatlı zamanlar. Koca bir yıl bitti ve tatil sezonu açıldı. “Acaba nereye gitsek?”, “Bu yıl ne yapsak?” soruları akılları kurcalamaya başladı. Peki, bu sorulara sizin cevabınız ne olurdu? Tatilinizi Güney’deki sahillerde dolaşarak mı geçirirdiniz yoksa kültür dolu bir gezi?

Açıkçası “Tatil” denildiği zaman aklıma deniz, kum, güneş üçlüsü geliyor. Bu yüzden benim tatil tercihim denizden yana olur. Yazın o yakıcı sıcağında, sabahın ilk saatlerinde buz gibi suya girmek kadar canlı ve yeniden doğmuş gibi hissettiriyor. Deniz, sabahları başka akşamları daha bir başka olur. Sabah, denizin masmavi ışıltısı ve çarpıcı dalgaları… Akşamları ise çöken karanlığın suyuna yansıması ve dipsiz kuyuyu andırmasının yanında çarşaf gibi dümdüz oluşu… Bunların hepsi beni benden alan küçük ayrıntılar. Yaz gecelerinde sahile gidip denizin ılık esintisinin verdiği sarhoşluk hissiyle yürümek, hiçbir yerde bulamadığım bir zevk. Yüzmeye gittiğim zamanlarda, dalış yapıp deniz kabuklarını toplamak ve bulduğum kabukları saklamak en büyük hobimdir. Dipteki küçük balıkları izlemek ve hatta onlarla beraber yüzmek, pullarına dokunmak sanki başka bir dünyadaymışım gibi hissettiriyor.

Diğer bir yandan, uzun bir tatil zamanı tarihi yerleri ziyaret edip farklı ve yeni şeyler öğrenmek için çok harika bir fırsat. Farklı kıtalar, ülkeler ve şehirler gezip görmek ve yerli insanlarıyla tanışmak ilgi çekici olabilir. Müzeler, kolezyumlar ve antik kentlere giderek bir sürü fotoğraf çekinip yüzlerce anı biriktirilebilir.

Özetle, iki seçenek de inanılmaz. Aile ve arkadaşlarla vakit geçirmek için harika olacaktır fakat denizin benim içimde çok ayrı bir yeri vardır. Eğer tatile çıkacaksanız, benim tavsiyem mutlaka denize gitmenizdir.

 

(Visited 10 times, 1 visits today)