BEŞ MİLYARDA YENİ DÜNYA

Yıl, beş milyar dokuz yüz altmış sekiz. Güneş on sene önce kayboldu. Ben o zamanlar beş yaşındaydım. İnsanlara önce bunun bir güneş tutulması olabileceğini düşündü, güneşin kaybolmasını… Ancak bir saat geçti, iki saat geçti, üç saat geçti ancak en ufak bir ışık bile yoktu. İnsanlar anladılar ki sonunda hiç gerçekleşmeyeceği düşünülen şey olmuş ve güneş kaybolmuştu.

Daha iki binlerdeki bilim insanları, astrofizikçiler, astronomlar ve daha pek çok uzay alanında çalışan insan yanılmıştı. İnsanlık bu olaydan üç ay sonra yeni yaşanabilir bir gezegen bulmuştu. Fakat bu gezegende hiçbir yer altı kaynağı yoktu ve insanlar bu gezegene taşınmadan önce tüm elektronik eşyalarını geride bıraktılar. Bu gezegene aynı oyunlardaki ya da filmlerdeki gibi bir isim bulunmuştu. “Başlangıç” gezegeni.

Eh nihayetinde burada hayat çok zor. İnsanlar telefon, tablet ve bilgisayarları olmadan haberleşemiyorlar. Binalar yok, ağaçlar ve taşlardan yaptığımız aletleri kullanıyoruz. Ağaçlardan yaptığımız, sivri taşları çivi olarak kullandığımız basit barakalarda yaşıyoruz. Ancak bunun da bazı avantajları var. Mesela bu gezegenin, dünyadaki fabrikaların ya da arabalarımızın ürettiği sera gazları nedeniyle kirlenen bir havası yok. Başlangıç gezegenimizi güneşe benzeyen daha küçük üç tane güneş ısıtıyor. Mevsim sürekli bahar. Yer altı kaynakları olmamasına rağmen bu gezegen de bize son derece cömert. Tablet, telefon bağımlılığı bittiği için çocuklar doğada olabildiğince coşuyorlar. Sanırım başımıza gelecek en iyi şey olmuş ve güneşin kaybolmasıyla birlikte insanlık cenneti bulmuştu.

(Visited 14 times, 1 visits today)