Bilgi Kasalarımız Yok Oluyor!

Kitaplar, bizim geçmişimiz, bugünümüz ve geleceğimizdir. Yazının bulunmasıyla pek çok devrim yapılmıştır ve kitaplar buna en güzel örnektir. Bazıları hiç okumazken bazıları hayatını buna adamış durumdadır. Sadece okumak, o satırların arasında kaybolmak isterler. Kimileri ise kitaplardan ölesiye nefret edebilir. Aslında, kitap okumayan insanların çok fazla başarı elde ettiğini söylemek yanlıştır.

Okuduğumuz veya okumadığımız her türlü kitaba kütüphanelerden ulaşırız. Üye oluruz ve istediğimiz kadar kitabı temin edebiliriz. Rafların arasında dolaşmak, kitapların arka kapaklarını tek tek okumak, sayfalarını açıp koklamak bana inanılmaz keyif verir. Bu esnada sessiz olmamız da gerekiyor ya, kendimi iyice kaptırırım. Bir kütüphaneden kitap almanın zevkini hiçbir şey veremez.

Çoğu insanlar alışverişlerini internet üzerinden yapıyorlar. Beğendikleri bir kitabı ’’sepete ekle’’ butonuna basarak anında alabiliyorlar. Bundan sonrasında ise öylece bekliyorlar. Kargonun gelmesi haftalar alabiliyor. Oysa bir kütüphaneye başvursalar çok daha kolay bir şekilde istedikleri kitaba ulaşabilirler.

Bazıları ise bu kitapları sipariş etmiyor, direkt internetten okuyorlar. Buna e- kitap deniyor. Böylelikle o kitabın basım sayısı düşüyor, kütüphanelerde yer alma olasılığı da azalıyor. Bu çok daha kötü. Hem onları okurken çok fazla radyasyona maruz kalıyoruz hem de canımız sıkıldığında kitaplığımızdan çekip aldığımız, o kitabı güzel bir içecekle beraber okuduğumuzda aldığımız zevkten mahrum kalıyoruz.

Kütüphaneler, sadece kitaplara değil, pek çok insana da ev sahipliği yapıyor. Aradığımız bir kitabı bulmamızda bize yardımcı olan güler yüzlü görevliler, bu sayede para kazanıyorlar ve geçimlerini sağlamaya çalışıyorlar. İlerleyen zamanlarda kütüphanelere gösterilen ilgi düşerse, onların bir işi olmayacak ve bu onların hayatlarını büyük oranda etkileyecektir.

Kütüphaneler, ders çalışmak için de en güzel yerlerden biridir. Sessiz bir alanda saatlerce çalışabilirsiniz. Kimse sizi rahatsız etmez ve artık gitmeniz için uyarmaz. Köşede duran bilgisayarlardan araştırma yapabilir, ödevlerinizi yetiştirebilirsiniz. Sınava hazırlanan öğrencilerin sabahtan gelip bütün yerleri kaptığına, boş yer kalmadığına ve başka bir yerde çalışmak için sessizce kütüphanede dolaşıldığına şahidim. Böyle olaylar benim de başıma geldi ve gerçekten çok üzücü bir durum olduğunu size söylemeliyim.

Rafların arasında dolaşırken elinize aldığınız bir kitabın konusunu, yazarın anlatımını anlamak için birkaç sayfa açıp okursunuz. Bu, sizin o ortamda gibi hissetmenize olanak sağlar. Arjantinli yazar Carlos Maria Dominguez ‘’Kütüphane zamana açılan kapıdır.’’ der. Ne kadar da güzel ve haklı bir söz değil mi? Oraya adımınızı attığınızda hayatınız güzelliklerle dolmuş gibi hissedersiniz.

Günümüzde ne kitaplara ne de kütüphanelere gerektiği kadar değer veriliyor. Bu durumun ne kadar içler acısı olduğunun farkında olmayan insanlar, okumamaya devam ediyorlar ve ülke olarak gelişemiyoruz. H. Flecher ’’Milletleri ilerleten ve yükselten, zengin kitaplıklardır.’’ der. Bir sözle ne kadar çok şey anlatılıyor, değil mi?

Gelecekte ne olacağı bilinmez, ona tahminlerimiz ile yön verebiliriz. Eğer bu şekilde giderse, kütüphanelerin hayatta kalma şansının çok az olacağını söyleyebiliriz. Elimizde olan şeyleri kaybetmek gerçekten çok kötü olur. Onların değerini yok olduklarında anlarız ve bu hiçbir şeyi değiştirmez. Şimdi ise yapmamız gereken, kütüphanelerin değerini bilmek ve daha çok okumak. Eğer onları kaybedersek, geleceğimizi de kaybetmiş olacağız ve inanın bana, bu kimsenin hoşuna gitmeyecek.

 

 

 

(Visited 12 times, 1 visits today)