Bir Çift Mutluluk

Hayatta her daim inançlarımız, arzularımız var. Bizleri bizler yapan da bu arzular ve inançlarımız aslında. Hatta belki şu dünyada milyarlarca insan olarak yaşıyoruz ama hepimizin tek bir ortak noktası var. Kimimiz Külkedisinin bal kabağından arabasına inanırken kimilerimiz ise bir çift ayakkabının peşinden koşmayı tercih ediyor. Yani demek istediğim, bizler bu dünyada gerçeklerin peşinde koşanlar ve yalan, sahte şeylerle kendini aldatmayı seçenler olarak ikiye ayrılıyoruz.

Yalanı hep ” Anı kurtarmaya yarayan sahte söz öbekleri” olarak tanımlarım ben. Hakikati değiştirmeyen ama sadece o anı kurtarmak için söylenilen uydurma laflar… Eğer biri dokunaklı bir film sahnesinden etkileniyor ve sorulduğunda ise ” Gözüme toz kaçtı.” olarak cevap veriyorsa o anlık kendini ruhsal anlamda güçsüz göstermemek için kendini kandırıyor demektir ya da örneğin kıyafetiniz dar geldiğinde “Kalıbı dar.” diye geçiştirmeniz kilo aldığınız gerçeğini değiştiremez. Günümüzde insanlar günlük hayatta bunlara benzer daha nice yalanlar söyleyerek hayatlarını sahte bir şekilde sürdürmeye o kadar alışıklar ki ” Yalan” kelimesi bazı yerlerde iyi olarak bile kullanılmaya çalışılıyor. Hatta adına da ” Toz pembe yalanlar” diye hitap ediyorlar. Bana sorarsanız, bütün bunlar lafügüzaftır. Hepimiz insanlar olarak toplum içinde küçük düşmekten, güçsüz görünmekten, dayanıksız durmaktan ve duygularımızı paylaşmaktan korkarız. Yalanları söylememizin asıl nedeni de budur aslında. Bazen gerçekten bizi kurtarabileceklerine inanırız ve belki de bu yüzden insanların birçoğu sihirli bir bal kabağından arabanın yolundan gitmeyi seçer. Ancak bir klişe vardır: ” Yalanlar er ya da geç ortaya çıkar.” Yani ne zaman olduğu bilinmez ama illaki bir gün söylediğimiz o toz pembe yalanlar bile yüzümüze vuracaktır.

 

Gerçeklik ise çok nadir kişilerin yolundan gittiği bambaşka bir patikadır. Bu patikadan yürümeyi seçen insanlar, öz güveni yüksek, duygusal ve bundan asla gocunmayan, diğer insanlara kendilerini en derinden tanıtabilen kişilerdir genelde. ” Hayatta her zaman gerçekler söylenemeyebilir, bazen gerçekler acıtır.” diyen bir sürü insan var dünyada. Bence, zaman zaman gerçeklerin yüzümüze düşürecek taraflarını da göreceğiz evet. Belki her zaman karşımıza bizi o kadar kolay yerden kaldırabilecek kadar basit bir hakikatle karşılaşmayacağız ama bir kere karşılaştığımız, yüzleştiğimiz zaman da eskisi kadar kolay devrilemeyeceğiz artık. Hakikatin acı yüzünü görmemek için yalanı bir kaçış yolu olarak görenler de hayatlarının en acı ve en ağır yalanlarını söylerler bana göre. Neticeleri hep daha büyük yaralar olarak geri dönecektir. Belki de bu yüzden masalda, bir çift ayakkabının gerçekliği ömür boyu mutluluğun formülüdür.

(Visited 30 times, 1 visits today)