BİR GÜNÜM

Sabahın erken saatleriydi,ormanda su ve yiyecek ihtiyaçlarımızı bulmak için babamla beraber geziyorduk.İkimiz de aç ve susuzduk, dudaklarımız kupkuruydu, karnım açlıktan gurulduyordu. Babam benim için endişelenmişti ne yapacağımızdan o da emin değildi. Biraz daha dolandıktan sonra üstünde küçük meyveler bulunan birkaç çalılık bulduk. Babam birkaç tane meyveyi ağzına attı ve suratında küçük de olsa bir tebessüm oluşmuştu. Bu iyi bir işaretti çünkü meyve hem tatlı hem de suluydu. Tabi ki aramaya devam ettik her zamanki gibi durmaksızın yürüdük yürüdük ve yürüdük. Fakat yenilebilecek en ufak bir şey dahi bulamamıştık. Babam ve ben ümidimizi yitirmiştik eve doğru giderken önümüzde bir şey gördük ve sadece bakakaldık. İlerlemeye başlamıştı, biz de arkasından takip etmeye başladık, ilerledik ilerledik ve en sonunda kendimizi evin önünde bulduk. Bir de baktım ki kardeşim, ağabeyim, annem ve ablam biz ormanda yiyecek aramaya çıktığımızda onlar da çıkıp bir geyik avlamış bu haber babamla beni çok sevindirmişti ve birkaç günümüzü daha rahat bir şekilde geçirebilecek yiyecek ve suyu bulmuştuk fakat bu bize ve kimseye yeterli değildi.

(Visited 72 times, 1 visits today)