Bir Günüm

Her zaman sabah geç kalkardı. Kalktığı gibi de karısının yaptığı o nefis kahvaltıyı yer ve doğruca üzerini değiştirmeye giderdi. Ama bugün öyle yapmadı. Onun, içinde neşe dolu bir enerji vardı. Kalktığında kahvaltı hazır değildi çünkü karısı hala yatağında en derin uykuya dalmıştı. Elini alkışlayarak “Ne oldu bu gün sana? Hadi kalk.” diye bağırırken güzeller güzeli eşi ise gözlerini ovuşturarak kalkmaya çalışıyordu. Lary alkışındaki tempoyu hiç bozmuyordu. Mesleği gereği de çok ciddi bir yüz ifadesi vardı. Çünkü o bir FBI ajanıydı. Julia…

– Offf… tamam,  ne bu acele?  diye söyleniyordu.

– Hadi kalk da kahvaltı hazırla. dedi ama alkışlamasını hiç kesmedi. Amacı Lary’i rahatsız ederek bir an önce yataktan kaldırmaktı. Abartılı bir şekilde “Neredeyse akşam olacak” diye söylendi. Julia

– Ah Lary ,bu kadar ses çıkarmana gerek yok, kalkıyorum .diye yakındı ama Lary bekler mi!

-İşe gecikiyorum diyorum sana halen çok rahatsın diye sesi yükseltti sonunda.

Julia, kalkıp kahvaltıyı hazırlarken Lary sinirli bir şekilde kıyafetlerini giyiniyordu.  Giyindikten sonra  kahvaltı yaparken bir yandan da “İşe geç kalacağım. Hemen çıkmalıyım.” diyerek kahvaltısını hızlı  bir şekilde yaptı . İşe giderken yolda bir köpek buldu. Köpeğin tasması yoktu. Ya da ne bir isim ne de bir not. Köpek yarı  baygındı .Ne kadar işe gecikse de köpeği veterinere götürmesi gerektiğini biliyordu. ve “Bir can her şeyden önemlidir.” diyerek gaza bastı. Giderken köpeğin patisine yapışmış küçük bir not gördü. O notun üzerinde ;

Sevgili Lary,

Sen bizim gururumuzsun, en iyi ve en zeki ajanlarımızdan birisin. Sana biz daima güvenmiştik ve hala da güveniyoruz. Fakat bilirsin ya, son zamanlarda ülkemizin ekonomik durumu pek iyi değil. Bu yüzden bizimde maddi olarak bazı şeylerden kısıtlama yapmak zorunda kaldık. Ve sanırım aramızdan ayrılman gerekiyor. Sana gerçekten çook büyük bir özür borcumuz var. Ama ayrılmadan önce gerçekleştirmen gereken son bir görevin var.  Carnaby sokağında eski malikanede seni bekliyor olacağız.

Lary bu cümleleri okurken aceleci bir şekilde köpeği veterinere götürdü. Yolda eski malikaneye giderken gözyaşlarını tutamadı ve sinirlenerek gaza sert bir şekilde bastı. Bu hızdan dolayı yan taraftan gelen tırı fark etmedi ve kendisine çarpmasına sebep oldu. Ama ciddi bir kaza yaşanmadı.

FBI ajanlarından en yakın arkadaşı Ozword yanına gelmişti. Ozword ona sarıldı. Lary malikaneden bahsetti ama Ozword’un malikane hakkında hiçbir bilgisi yoktu. Lary ve Ozword birlikte malikaneye gittiler. Başta Lary içeriye girdi ve hemen ardından Ozword “Lary, dikkat et diye bağırdı. Lary orada üzerine düşmekte olan kayayı fark etti ve yana doğru atladı. Hemen yan tarafından  uyuşturuculu oklar fırlatıldığını görünce Lary eğilerek geçti. Biraz yürüdükten sonra önüne çıkan yarısı kırık dökük olan  bir köprünün üzerinden geçtikten sonra  başkanla buluşacaktı. Köprünün altında küçük bir akıntı vardı ve tehlikeliydi. Lary yandaki iki demir çubuğu alarak akıntının  içindeki çamura batıra çıka geçmeye çalıştı ve “İnanamıyorum! Gerçekten ucuz kurtuldum! ” diye bağırdı. Başkan “Tebrikler Larry” diyerek Larry’i alkışladı “Seni işten çıkarttığım için çok üzgünüm gerçekten, çok özür dilerim. Başka şansım yoktu ve ayrıca son görevini de tamamlamış oldun böylelikle.” Lary “Bu muydu?” deyince Başkan gülerek “hayır elbette. Köpeği veterinere götürmendi. O köpek sana iş arkadaşlarında ufak bir hediye oldu.” dedi ve oradan ayrıldılar. O gün Lary evine gitti ve derin bir  bir uykuya daldı.

(Visited 16 times, 1 visits today)