Bir Kadının Elindeki Güç

Bebek, çocuk, genç, erişkin, yaşlı geçmişten günümüze kadar insanların doğumundan ölümüne kadar geçirdiği ve geçireceği evreler. Ne kadar basit değil mi? İnsanın gelişimi bundan ibaret. Birde şu gözden bakalım. Kız çocuğu, genç kız, erişkin bir kadın, bakıldığı zaman bu dönüşümlerin çok basit olduğu söylenir. Özelliklede çocukken kimsenin derdi tasası yoktur topluma göre ya da genç bir kız olunca o gencecik kızın olgunlaştığı düşüncesi. Kadın olmakta toplum bakış açısına göre kocasının dizinin dibinde oturup eşinin gözünün içine bakıp ona muhtaç olması gerek düşüncesi de var tabii. Evlenmeyip iş sahibi olan kadınlara da rahatlık gözüne battı ne işi varmış kadın kısmının çalışmasına kendi parasını kazanıp kendi özgürlüğüne sahip olmasına, tabii ne de olsa kocasının evinde akşama kadar muhtaç olduğu insana kölelik yaparak da rahat olunabiliniyordu değil mi? Çoğunlukla bu tarz sözlerinde hem cinslerimiz tarafından gelmesi ne acı.

Virginia Woolf feminist bir yazardır özgür düşünce yapısı olan, farklı perspektiflere sahip yetenekli bir kadındır. ”Bir kadın olarak; ülkem yok” bu sözü Virginia Woolf söylemiştir. ”Bir kadın olarak, bir ülkem olsun istemiyorum. Bir kadın olarak bütün dünya benim ülkem” diyerek sözlerinin devamını getirmiştir. Ata erkeklik diye erkek üstündür otoritesine dayanan bir dünya da erkeklerin kadınlardan üstün görülmesi ve çoğu kadının bu durumu kabullenmiş olması hem kadınlar adına hem de bunu kabullenenler adına çok acı verici bir durum. Bir kadının bir diğer kadına yapacağı en büyük kötülük budur kabullenmek. Özelliklede kadınların sırtlarını dayayabilecekleri kimse yokken arkasındaki desteğinde azalması oldukça kötü bir durumdur. Sadece bu dönemde değil geçmiş dönemde de kadınları arka  plana atma, hor görme tarzı şeyler yaşanmıştır. Virginia Woolf’un  yaşadığı dönemde de kadınların çok fazla haklara sahip olmadığı bir dönemdi ama yavaş yavaş kadınlara da bazı haklar verilmeye başlanmıştı. Örneğin Virginia Woolf’un yaşadığı yerde 1928 yılında kadınlara oy kullanma hakkı verilmiştir.

Dünya üzerinde savaş, kin, üstünlük duyma, yönetimin başına geçme başka bir deyişle taht kavgaları, menfaat, her şeye sahip olma gibi önü arkası belli olmayan, kardeşlik, dostluk gibi duyguları ortadan kaldıran kişiler kadınlar değildir. Bilhassa bu duyguları kazandırmayı çalışanlar onlardır. Cennet annelerin ayaklarının altındadır diye bir söz vardır ve kim olursa olsun isterse o kişi dünyanın en prestijli insanı olsun hayatında bir kez olsun bir kadına ihtiyaç duymuştur. İster annesi olsun, ister eşi, kızı, sevgilisi belki de başka biri ama kim olursa olsun her zaman arkasında bir kadın vardır. Ne kadar kadınları arka plana da atsalar dönüp dolaşıp dönecekleri yer az önce saydığım kişilerin dizlerinin dibidir.

Geçmiş dönemde çok fazla hakka sahip yoktuk zaman ilerledikçe bazı her insanın zaten sahip olması gereken haklara sahip olduk. Sesimizi az da olsa duyurabildik ama tamda duyurabilmiş değiliz. Ne kadar çok birlik olursak ne kadar çok haykırırsak ilerde sesimizi daha çok duyururuz. Virginia Woolf gibi kadınları da örnek almalıyız.

 

(Visited 5 times, 1 visits today)