Bir Tane Daha Lütfen

Yıllar geçtikçe genişleyen depresyon bandı. Kime sorsanız herkes bu durumun farkındadır, normal karşılanır. Yılların depresyonu getirdiğine inanmışlardır artık. Peki mutsuzluk kendiliğinden mi gelir, her insan mutsuzluğu yaşamak zorunda mı?

Bilim insanlarının yaptığı araştırmalar sonucunda, dünya insanlarının yaklaşık dörtte biri yani %25 inin mutsuz  ve hayatından memnun olmadığı sonucuna varıldı. Bu mutsuzluğun bolca sebebi, çeşitli gerekçeleri olabilir.

Bazıları var ki, dünyanın hızına ayak uydurmaya çalışırken ne hissettiklerini unutuyorlar. Bunun yanısıra bazıları da dünyanın bu kadar hızlı ilerlemesine ayak uyduramama korkusuyla hayatlarına devam etmeye çalışıyor, bazıları başarılı olamıyor.

İnsanlar her geçen gün her şeyin daha fazlasını istiyor. Daha fazla beğeni, daha fazla takipçi, daha fazla kıyafet, daha fazla zaman… Her gün, geçen günden daha aç insanlar, gerçekten aç olanlar zaten diğerlerinin doyumsuzlukları ve bencilliklerinden doymuş durumda. Aç ve hiçbir zaman doymayacak gibi. Belki de bu doyumsuzluk her zaman vardı ve tek gereken şey bu ateşe kömür atmaktı. Sosyal medyadaki harika hayatlar, mükemmel kombinler, bitmek bilmeyen parti videoları… İnsanların diğer yaşamlara tanık olması, diğerlerinin neler yaşadığını görmesi o insanın olgunlaşmasını ve bakış açısını genişletmesine yardımcı olabilir fakat o yaşamların “sadece” güzel kesitlerini görmesi, kusursuz bir hayat modeli, o insanın günlerini keşke diyerek geçirmesine ve bunlara maruz kaldıkça kendi hayatından memnun olmamaya başlamasıyla sonuçlanır. “Keşke benim de öyle evim olsa.”, “Keşke benim arkadaşlarım da öyle olsa.”, “Keşke ben de öyle olsam.” derken derken bir  bakmışsınız sizi tatmin eden duygular kapıyı açmış gidiyor. O ne? Bir de el mi sallıyor?

Geleceğin ne getireceğini bilememek.Ürkütücü gözüküyor dimi ne olacağını bilememek. Bir sürü tahmin ama hangisi doğru? Düşününce, basit gibi duran ‘yaşamak’ eylemi çok cesurca bir olay gibi. Sonunun nasıl biteceğini bilmediğin bir oyunu oynuyorsun, hem de ilk defa. Yanınca tekrar başlayıp başlayamayacağını bilmiyorsun . Yardım alabileceğin bir kaynak yok çünkü nasıl oynanılacağını anlatan bir kitapçık yok. Kendin öğreniyorsun. Her bölümde yaptığın hatalarla doğru yola girmeye çalışıyorsun. Bu arada bu oyunun bir sürü oyuncusu var fakat çoğu oyuncu farkında değil bu oyunun parçası olduğunun. Farkında olanlar zaten oyunu bitirmeye uğraşmak yerine keyfini çıkartıyor. Belki de artık bizim de bazı şeyleri farkına varma vaktimiz gelmiştir.

(Visited 40 times, 1 visits today)