dream

Bitmeyen Rüya

Gördüğüm rüyanın ertesi gün gerçek olacağını bilseydim gördüğüm her şeye hazır olmaya çalışırdım. Annem beni uyandırdığında söylediği ilk cümleden ortamda bir heyecan olduğunu anlamıştım: Hadi kalk oğlum, hastaneye gidiyoruz. Babam mutfakta bana yiyecek bir şeyler hazırlarken annem giyeceklerimi dolabımdan alıyordu, ben ise bu esnada anneme sadece neden bu kadar erken bir saatte hastaneye gittiğimizi soruyordum. Babam hazırladıklarını bir kutuya koyduktan sonra giyeceğim kabanı bana getirdi.

Hastane yolunda annem sessizliğini koruyordu. Ne kadar sorarsam sorayım annem de babam da bana cevap vermiyordu. Uyandığımdan beri sadece kendi aralarında konuşmuşlardı, ne beni duymuşlardı ne de nasıl olduğumu sormak dışında bana bir şeyler söylemişlerdi. Tam bir rüya gibiydi yaşadıklarım; olayı kendi içimde yaşıyor, çevredekilere ayak uyduruyordum. Hastane evden çok da uzak değildi, oraya varana kadar camdan dışarıyı izlemeye başladım.

Hastaneye varmıştık annem sessizliği bozan ilk kişi oldu, babamdan beni arabadan indirmesini istedi. Bu esnada annem ise hastane binasına girdi. Tüm bu anlar bana daha da tanıdık gelmeye başlamıştı. Annemin söyledikleri, babamın önce beni arabadan indirip sonra bagajdan pembe bir çanta çıkarması, her şey çok tanıdıktı. Bir önceki gün gördüğüm rüyaya benziyordu bu olanlar.

Babam ile hastane binasına girdiğimizde annem girişte bulunan koltuklardan birinde oturmuş bizi bekliyordu. Koltuğun rengini binaya girmeden önce hatırlayamamıştım ancak annemi koltuğun üzerinde görünce siyah renkli, beyaz kolluklu o koltukları hatırladım. Şimdiye kadar olan her şey rüyamdakilerin tam olarak aynısıydı.

Rüyamın devamını hatırlamaya çalıştım; merdivenlere, asansörlere, koltuklara ve etraftaki herkese teker teker baktım. Merdivenler bana bir şeyler hatırlatıyordu, annemin ya da babamın düşebileceği geldi bir anda aklıma. Annemler merdivenlere yönelirken onlara asansörleri kullanmayı önerdim. Onlar bana iki kat için hastanede asansör kullanmaya gerek olmadığını söylediler ancak diretmem üzerine çok itiraz etmeden asansörü kullanmayı kabul ettiler.

Annem ikinci katta muayene odasını bulmak için birkaç doktora danıştı. Daha sonra bir hemşire yanımıza geldi ve odanın, ilerideki koridorun en sonunda olduğunu söyledi. Bunun üzerine hemşirenin de yardımı ile muayene odasına vardık. Yürüdüğümüz o kısacık yol boyunca rüyamdan hatırlayabildiğim son şey koridorun başından kapısı kapalı o odaya baktığımdı. Kapı içimde karanlık duygular uyandırmıştı ancak rüyamın geri kalanı bir bilinmezdi benim için.

Odaya girdiğimde ilk gördüğüm şey bir monitördü. Hemen yanında bir doktor annemin muayene yatağına oturmasını istedi ve babam ile beni de yanındaki koltuğa, monitörün karşısına yönlendirdi. Daha sonra doktor annemin karnına bir alet tuttu ve ekranda siyah-beyaz bir görüntü oluştu. Annem onun benim kardeşim olduğunu söyledi ve ben daha bu cümleden geleceğimin nasıl değişeceğini anlamıştım.

(Visited 120 times, 1 visits today)