Böylesine Güzel Bir Gökyüzünün Altında Bu Kadar Kötü İnsan Nasıl Yaşayabiliyor?

Annemizin karnından çıkarken bile ağlayarak başlarız hayata.Peki gerçekten ilk oksijeni akciğerimize alışımızdaki acı mıdır ağlamamızın sebebi  ya da acı ve hüzün dolu bir hayat yaşamaya hazır olmadığımız için mi?

Dünyaya gelİşimizden itibaren hep çok mutlu ve huzurlu bir yaşam sürmek isteriz.Masallardaki o güzel sonlu hikayelere kaptırırz kendimizi.Onların gerçek olabileceğine ve gerçekten de mucizelerin var olduğunu inandırmak isteriz kendimize.

yatmadan önce masal oku ile ilgili görsel sonucu"

Çocukken yatmadan öce bize mutlu sonlu masallar hikayeler anlatırlar ve dünyayı öylesine güzel bir yer sanarız ki yaşamak için can atarız,büyümek için.Oysaki bilmeyiz başımıza neler geleceğini, büyüdükçe ne kadar cani ve vicdansız insanların içinde yaşayacağımızı.

Yavaş yavaş anlarız ki masallarla kandırmışlar bizi,her masalda illaki birkaç kötü karakterin olmasının nedenini anlarız.Anlarız ki dinlediğimiz masallar sadece süslenmiş ve kusurları kapatılmış hayatlar sunar bize. Mucizelerin yok denecek kadar az olduğunu anlarız.

Hayatı sorgulamaya başlarız.Mutluluğun ne demek olduğunu.Bazı dönemler vardır hiçbir şey hissetmeyiz,ne mutluyuzdur ne de mutsuz.Kitaplar okumaya başlarız yaşamla ilgili,mutlulukla ilgili.Daha da karışır kafamız.Ne yapacağımızı bilemeyiz.

Sonra derslere kaptırırız kendimizi.Başarırız bir şeyler.Ondan da haz almayız çoğu zaman.Aile sıkıntıları başlar sonra birdenbire tüm düzen darmadağan olur.Ne olduğunu anlamayız.Söz veririz kendimize ilerde çocuğumuz olursa ona böyle şeyler yaşatmayacağımıza.

Peki gerçekten de biz mi karar veririz hayatımızda ne olup ne bittiğine?Kısmen evet.Hayatımızda  bizim kendi hayatımıza aldığımız insanların da çok büyük etkileri vardır.Bazen tanıştığımız insanlara o kadar bağlanırız ki yaşamımızın bir parçası olurlar birdenbire.Bu insanlar nadirdir hayatımızda.Çok değerlidirler bu yüzden.Onları bulduğumuzda adeta okyanusta bir deniz kabuğu bulmuşuzdur ve o deniz kabuğunu açtığımızda inci çıkar.İşte bu incilerdir hayatımızın bir parçası olan insanlar,nadir ve değerlidirler.Ama onları da kaybederiz zamanla.Ya ölüp giderler ve bizi yalnız bırakırlar ya da hayatımızın bir parçası olmaktan sıkılmışlardır.Geriye sadece güzel anılar ve yaşanmışlıklar kalır.

Kötü insanlar da vardır elbet.Maalesef onlar daha sık karşımıza çıkar bizim hayatımızın bir parçası olan insanlara göre.Hayatımıza dahil etmeye çalışırız yine de onları.İyi olduklarına o kadar inandırırız ki kendimizi,dostlarımız bizi uyardığında bile “Hayır,o öyle bir insan değil.”deriz.Zamanla bizi üzerler biz affederiz bizi yine üzerler yine affederiz sonra bize öyle güzellikler yaparlar ki bir anda onları iyilik meleği zannederiz.Oysaki Tolstoy da dememiş midir “Güzelliğin iyilik olduğunu sanmak ne garip bir hayaldir.” diye.En sonunda haklı çıkar dostlarımız,sonra onlar da daha güzel bir yere gider sonsuza dek.Biz de onlarla olmayı dileriz bir an önce.Acı,hüzün ve mutluluk dolu bir hayattan sonra da hak edenler sonsuza kadar huzur içinde yaşar,hak etmeyenler de insanlara yaşattığı acıların bin katını yaşar ve bu böyle devam eder…

 

 

 

(Visited 105 times, 1 visits today)