BÜYÜK ŞANS

Annem ve babam zaman zaman ne kadar şanslı çocuklar olduğumuzu söylerler. Bunu sahip olduğumuz birçok şeyi hatırlatarak yaparlar. Bunlar genellikle maddi imkanlar olur. Bazen onlara hak veririm. Onların zamanında teknoloji ne kadar da geriymiş. Ulaşım, haberleşme, bilgiye ulaşmak daha zahmetliymiş.
Anneannemle ne zaman baş başa kalsak annemin çocukluğunu anlatır. Bazen de kendi çocukluğundan bahseder. İşte ben anneannemin ağzından o zamanları dinlerken mest olurum. Bir masal kitabının içine girmiş gibi hissederim. O kadar imkansızlık içinde nasıl bu kadar mutlu olabildiklerine hayret ederim.

Mesela, anneannemin zamanında köyde ve şehirde evleri varmış. Bazen köyde bazen şehirde yaşarlarmış. Köyde elektrik yokmuş. Ama akşamları herkes gaz lambası altında buluşurmuş. Canları da hiç sıkılmazmış. Her gün bir masal dinlenir bazen de aynı masalı her gün isterlermiş. Her gün bir eve ziyarete gidilirmiş. Meyveler, yemişler öyle marketlerden gelmezmiş. Kamyonet kasalarındaki yiyecekler buzdolabı olmayan odalarda stoklanırmış. Telefon sadece muhtarın evinde varmış. Herkesin kapısında bırakın arabayı köyde bir yada iki araç varmış. Hastalanınca hemen öyle doktora gidilmezmiş. Anneler hasta çocuklarına birşeyler kaynatıp içirip kalın yorgan altına sokulurmuş. Bütün köy çocukları aynı sınıfta ders görürmüş. Öğlen eve gelinir, yemek yenilir sonra köy meydanında yaz kış akşam ezanlarına kadar oynarlarmış. Anneannem hala köydeki çocukluk arkadaşlarıyla görüşüyor. Bir sürü kız kardeşi var anneannemin. Bugün bile birbirlerini sık sık ziyaret ediyorlar. Bize gelince elli metre ötemizde yaşayan ana sınıfından beri birlikte olduğum arkadaşımı senede bir yada iki kere görebiliyorum. Sosyal medyada onlarca arkadaşım var. Hepsinin her an ne yaptığını görüyorum. Ama canlı kanlı onlarla bir araya gelecek zamanımız olmuyor. İstediğim anda istediğim kişinin sesini duyabilirim ama bir sıkıntısını paylaşamıyorum.Kalabalıklar arasında yaşıyoruz ama kimse kimseyi tanımıyor. Eskiden komşular varmış. Anneniz evde yoksa orda beklermişsiniz. Bizim de komşularımız var ama ya evde olmazlar yada çok samimi değiliz. Okulunuz olsada cumadan anneanne yada babaanne evine gidilir pazar akşamına kadar orda kalınırmış.
Ben dayılarımı, hala ve kuzenlerimi çok az  görüyorum. Bence annem ve babam bizden çok daha şanslılarmış. Sevdikleriyle daha fazla vakit geçiriyorlarmış. Mutluluklarını, sıkıntılarını paylaşacak insanlar hep yanlarında imiş. Bizler gibi en yakın arkadaşları ellerindeki telefon değil gerçek dostlarmış.

(Visited 72 times, 1 visits today)