ÇANAKKALE’YE MEKTUP: ”SEBEB-İ HAYATIMA”

Sebeb-i hayatım,

Cepheye gittiğin günden beri bir ay geçti. Döneceğin ihtimalin bile beni bu denli mesut ederken olur da dönmezsen diye kendime sorduğum sual beni bir hayli ürkütüyor. Haddizâtında bu düşüncenin beni meyus bir hale getirmesine izin vermiyor ve hala geleceğin günü tahayyül ediyorum. Hemen hemen her gün yeni bir havadis alıyoruz. Cephede olan müşkül durumu ve hadiseleri duydukça hakikat beni düşündürüyor. Bugün 25 şehit daha verilmiş toprağa. Her gün daha fazla yiğit verilirken toprağa bugün daha az şehit havadisi aldık diye şükür edecek kadar içler acısı durumumuz. Anaların, kadınların, çocukların feryadı dinmiyor. Ama biz de vazgeçmiyoruz mücadelemizden, inancımızdan. Sadece şehit isimleri okunurken içlerinde senin olma ihtimalin daha da zorlaştırıyor beklemeyi. Cephede silah ve yemek sıkıntısı çekiliyormuş. Bütün kadınlar seferber olduk yardım gönderiyoruz cepheye. Lakin burada da imkanlar yeterli değil. Halk yoksul, muhtaç. Bizi ayakta tutan şey inancımız. Yunanlılar İzmir’e çoktan girdiler.  Ama sen telaş etme. Biz çok iyiyiz. Valideciğin çok iyi, sakın ola merakta kalma. Sen nasılsın? Üşüyor musun orada? Sana yeni ördüğüm çorapları gönderdim bugün cepheye. Eline geçer mi bilmem.  Seni ne kadar özlesem dahi mukadderat böyleymiş demekten başka bir şey gelmiyor elimden. Sana müjdeli haberi vermeye vakit olmadı. Gebeyim… Çehrendeki gülümsemeyi tahmin edebiliyorum. Bu haberin seni daha da umutlandıracağını, düşmana karşı savaşırken tükendiğini hissettiğin anda sana hayat ışığı olacağını biliyorum, hatta buna eminim. Hep bir kız çocuğu isterdin. Cenab-ı Hak nasip ederse birlikte büyüteceğiz kızımızı. Olur da erkek olursa senin gibi korkusuz bir yiğit olacağına şüphem olmayacak. Adı için mutabık oluruz elbet. O günlerin gelmesini her şeyden çok istiyorum inan. Tevekkeli merak etme beni. Çok iyiyim ben. Valideciğim eldeki son ineği de sattı. O para ile cepheye yardım gönderdik. Varımız yoğumuz vatana feda. Ben sürüyordum tarlayı lakin gebe olduğum için valideciğim sürüyor artık. Ehvenişer bir haldeyiz. Velhasıl yorulmuyoruz merak etmeyesin sakın. Şehit haberlerinin ardı arkası kesilmez iken anaların gözü yaşlı canhıraş feryatlarına yürek dayanmıyor. Sahi sağ salim dönebilecek misin? Bizi bir araya getiren bu mukadderat daim olacak mı? Yavrumuzu birlikte büyütebilecek miyiz? “Zevcem, didarım, gözümün nuru” diyecek misin tekrar bana? Ola ki bir sabah şehit havadisin ile uyanır isem vatan sağ olsun demekten başka bir şey gelmez elimden. Birbirimize olan sevdamızın pâyidar kalacağından bir an olsun şüphe duymayacağım. Bu esnada diyeceğim her şey lafügüzaf. Ellerinden, gözlerinden öpüyor ve ümit ile seni bekliyorum sebeb-i hayatım. Dikkat edesin kendine, iyi bakasın. Umudunu, dirayetini bir an olsun yitirmeyesin. Valideciğim ile selamlarımızı ve şükranlarımızı iletiyoruz. Tüm dualarımız sizler ile. Size şükran duyuyoruz. Vatan size emanet…

(Visited 174 times, 1 visits today)