Cebimdeki Gizemli Adres

Herkese tekrar merhaba. Geçen seferki yazımda sizlere gördüğüm o inanılmaz rüyayı uzunca anlatmıştım. Bu yazımda ise yine harika bir hikayeyle karşınızdayım. (Not: Bu hikayede anlattıklarım hiç yaşanmamıştır) Hazırsanız hadi başlayalım!

Günlerden cuma. Yağmurlu,erken sabah saatleri ve ben yine okulumun yolundaydım. Okul evime yakın olduğundan yürüyerek gidip geliyordum. Şeffaf şemsiyemden yağmur damlaların geçişini izliyordum. Tam okuluma gelmişken cebimden bir kağıt parçası düştü. Üstünde ”Buraya gelmelisin” yazan bir not ve altında da bir adres yazıyordu. Meraklanmıştım. Bu kağıdı yazan kişiyi ve nasıl benim pantolonumun cebine koyduğuydu. Ama bunlara okuldan sonra kafa yorarım dedim ve okulumun kapılarından içeriye girdim.

Saat 16.00. Dersler bitmişti ve kağıtta yazılı adrese gitmeye hazırdım. Adres Londra’nın doğusundaydı. Ve çok uzaktı. Ama bunun bir şaka olduğunu da düşünmüyor değildim. Takvimde beni destekliyordu. 1 Nisan. Bir şakanın kurbanı olmak istemiyordum ama aynı zamanda da gitmek istiyordum. Sonunda kararımı vermiştim. Gidecek ve bunun şaka mı yoksa önemli bir olay mı olduğunu öğrenecektim. Ama annemlerden gizli gitmeliydim. İyi ki bugün annemin bana verdiği parayı harcamamıştım. O parayla otobüse binip gidebilirdim. Fikrim aklıma yattı ve hemen yola koyuldum.

Otobüsten son durakta inmiştim. Ve sonunda adresin yazdığı eve gelmiştim. Çok eski ve her an yıkılacakmış gibi görünüyordu. Hemen içeri girdim. Ve genç bir adam gördüm. Mavi gözlü,gözlüklü,hafif uzun boylu ve yakışıklı bir adamdı. Bir yerlerden tanıyordum sanki ama hatırlayamıyordum. Bir anda bir gümbürtü koptu ve çatı çöktü! Gözlerimi kapamıştım. Açtığımda birisi beni sımsıkı tutuyordu. Ve alnımın acıdığını fark ettim. Ve sonunda gördüğüm adamın kim olduğunu hatırlamıştım. O inanamıyorum o Harry Potter’dı! Hayalim gerçek mi olmuştu yoksa! Ve sonunda konuşmaya başladı: ”Dafne Potter;” O anda ben sözünü kestim: ”Ne?! Dafne Potter mı?! Bir yanlışlık olmalı,yani benim adım bu değil ki!” Ve Harry devam etti: ”Biliyorum,şaşırman çok normal. Bir zamanlar çok ünlü bir büyücüydün. Ama bakanlık senin ve bütün büyücülerin hafızasını sildi. Sen benim çok uzaktan kuzenimsin. Ve bana Voldemort’u yenmemde yardım ettin. Bende son savaşa kadar bunu bilmiyordum. Bundan tam 21 yıl önce bana her şeyi açıkladın. Ve bakanlık bunu bir şekilde öğrendi ve sana hem büyü yaptı,hem de ailene hiçbir şey söylemeyeceklerine bozulmaz yemin ettirdi. Ama ben seni buldum ve büyü yoluyla o kağıdı cebine yerleştirdim. Ayrıca sana Hogwarts mektubunu verebilmek için de o kağıdı cebine koydum. Al bakalım.” dedi ve bana bir mektup uzattı. Sevinçten ona sarıldım ve teşekkür ettim. O da bana ”Hogwarts’da görüşürüz!” dedi.

Umarım hikayemi beğenmişsinizdir. Bir daha ki yazımda görüşmek üzere,hoşça kalın!

 

 

(Visited 53 times, 1 visits today)