ÇIKAMADIĞIMIZ KABUĞUMUZ

Yaşam, insan için zor bir seçimdir. Biraz geçmişe doğru gittiğimizde insanlar, birbirlerine daha içten, daha sıkı bağlıydılar. Her sorunda birbirinin yanında olur ellerinden gelen tüm fedakarlığı yaparlardı. Paylaşmak, en önemli duyguydu.

geçmişte insanlar ile ilgili görsel sonucu

Günümüzde akıllı teknoloji sayesinde yaşadığımız çevre genişlerken mutlu olduğumuz zamanlarda oldu, mutsuz olduğumuz zamanlarda… Bazen hayallerin en üst seviyesine çıktık, bazen geçmişe takılı kaldık. Şehirlerde yaşamak daha da zorlaştı. İşe, okula yetişmek için sabah erkenden kalıp yollara çıktık. Akşam belli saatte eve dönmeye çalıştık. Yaşam, o kadar koşuşturma içinde geçmeye başladı ki, neredeyse kendimize zaman ayırmak zorlaştı. Sevdiklerimizle doyasıya, rahatça oturup sohbet edemez hale geldik. Her şey dakika, saat oldu… Evde bile odalarda oturur hale geldik. Televizyon, medya, filmler, reklamlar, sosyal medya kişiyi kendisinden ve toplumdan uzaklaştırmaya başladı. Gerçeği manipüle eden bu araçlar, kişiyi gerçek olmayan sanal bir yanılsama dünyasına itti. Yapılan araştırmalara göre İngiltere’de 1 milyondan fazla insan izole bir şekilde yaşamakta ve evlerinde kendilerini hapisteymiş gibi hissetmektedirler. İnsanın kendisini günden güne çevresinden izole etmesi depresyon, anksiyete ve düşük özgüven gibi ağır sağlık sorunlarını neden olur. Sonunda da kişi yalnız yaşamaya başlar. Toplumla etkileşime girmez, çünkü güvenebileceği kimse yoktur.

 

Ä°lgili resim

Dışarda bir yerlere gittiğimizde, hatta evlerimizde, ya da işyerlerimizde aynı masada oturup da birbirinden sosyal olarak izole olmuş insanlar görebiliriz. Bunlardan birisi İpod ile uğraşmakta, diğeri cep telefonunda chat yapmakta , diğeri cep telefonu ile konuşmakta ve bir diğeri ise Instagramda en son gönderdiği resme kaç beğeni aldığına bakmaktadır. Aynı masayı paylaşan insanlar diyalog yapmamaktadırlar. Paylaştıkları bir şeyler yoktur. O yüzden insanlar bir şey paylaşamadıkları için kolay kolay deşarj olamazlar. Kendisine yarattığı dünyada yaşayan kişi gündelik hayatta sadece mecburi kaldığında nezaket kurallarının ya da şartlarının gerektirdiği kadar insanlarla ilişkiye girer.

AKILLI TEKNOLOJİ YÜZÜNDEN MUTSUZ OLMAK ile ilgili görsel sonucu

Japan Times’te yayınlanan bir haberde genç bir kız dünyadan ‘ Mekanikleşen kaderler…’ Biz onlardan olamayız diye söz ediyor . Bu sözlerde geleneksellik ve sosyal bağlar görüyoruz. Geçmişe özlemi hep duyuyoruz. İstesekte,istemesekte… İzole bir hayat yaşamanın bir çok olumsuzlukları var , bu olumsuzlukları olumlu hale çevirmek bizim elimizde… Her türlü olaydan bıkmışlığın verdiği husursuzluktan kurtulmak için çeşitli yollar denememiz gerekir. Kimimiz bu yollar sayesinde normal yaşama dönerken , kimimiz toplumdan daha uzaklaşır küçük bir çevrede yaşamayı seçeriz. Büyük şehirlerde yaşıyorsak eğer, gün geçtikçe kalabalıklaştığına şahit oluruz .

Bazen nefes alamıyoruz zannederiz , o yüzden deniz kenarında bir kasabaya ya da köyümüze geri dönüp yerleşir , bir hobi edinir onunla uğraşırız . Koşuşturup , yalnızlaştığımız bir ortamdan kendimiz , eşimiz ve dostlarımızla ilgileneceğimiz bir ortama geçeriz . Bazen kendimizi toplumdan izole etmek huzura eriştirir. Kendimize daha çok zaman ayırır , hayatın anlamına ulaşırız. Bu hayat bizim lütfen paylaşalım , hayat paylaştıkça güzeldir.

(Visited 44 times, 1 visits today)