Çikolatadan Hayaller

Selam, ben Ezgi. İstanbulda üniversite okuyorum ve tam bir kitap kurduyum. Ailemin bana yolladığı aylıklar kitapçılara, sahaflara, kütüphanelere gidiyor geriye bana pek bir şey kalmıyor. Ama bu konuda herhangi bir pişmanlığım yok çünkü asıl zenginliğin bilgi birikimiyle olduğuna inanıyorum. Ha bu arada yabancı dillere karşı bir zaafım var, henüz çok dil bilmesem de kendi kendime bir şeyler öğrenmeye çabalıyorum. Şu anda İngilizce biliyorum ve Almanca öğreniyorum. Birkaç ay sonra ise İspanyolca öğrenmeye başlayacağım. Neden bu dilleri seviyorum hiç bilmiyorum, fakat nedeni sanırım o dilleri konuşabildiğimi görünce kendimi biraz özel hissediyorum.

charlie chocolate factory first edition ile ilgili görsel sonucu

Aylardır aradığım bir kitap var, adı “Charlie’s Chocolate Factory “. Bu kitabı istiyorum çünkü sanırım ilk defa küçük bir çocukken okumuştum bu kitabı. Hayatıma yön vermişti. Hallerim ve gelecek planım şekillenmişti. Ayrıca İngilizce olarak okuduğum ilk kitaptı. Belki de dilleri bu kadar sevmeme yol açan şey bu kitaptır. Ne dersiniz? Büyük ihtimalle şimdi içinizden diyorsunuz ki “Bu kız bu kitabı neden bulamıyor, her yerde satılıyor bu kitap.” hayır, her yerde satılmıyor bu kitap. Ben biraz garip ruhluyumdur her canlı ve cansıza bir duygu, bir ruh yüklerim ve bazen cansız varlıklarla konuşmaya başlarım. Ayrıca bir kitabın her basımına da bir anlam yüklüyorum. Bana göre ger kitabın her basımı ayrı bir anlam yüklüyor kitaba. Her biri olayı farklı duygularla anlatıyor. İşte ben de bu kitabın1964 baskısını arıyorum. Geçen gün kitabı bulmaktan ümidim biraz kesilir gibi olunca internetten yabancı sitelere baktım ve şok oldum. Çünkü kitabı en az 6000 dolara satıyorlardı. Türkiye’de bu kitabı bulsam bile öğrenci harçlığım nasıl yetecekti bunu almaya?

Sonrasında ise üzüntümü gidermek için her kitap kurdu gibi sahaflara gittim, çünkü beni en çabuk mutlu eden şey eski kitaplardı peki beni bir dükkan dolusu eski kitaptan ne daha mutlu edebilirdi , sahafçı Ahmet Amca! Ailemin yanında yaşamadığım için Ahmet Amcayı İstanbul’daki bir akrabammış gibi görüyorum. Aslında şu dünyada beni en çok o anlıyor. Bu kitabı ne kadar uzun zamandır aradığımı da o biliyordu. Her gittiğimde kitabı gelip gelmediğini, belki bir ihtimal bir yerden bulup bulmadığını soruyordum. Her seferinde minik bir gülümseme ile “Maalesef kızım.” diyordu. Oraya gittiğimde bir tabureye oturdum ve rafları inceledim. Ahmet Amca yanıma gelip “Bak, şu raflara güneş vuruyor hadi onlardan birini seç de sana hediye edeyim.” dedi.

Ä°lgili resim

Küçük bir heyecanla kalkıp oraya gittim ve ne göreyim? “Charlie’s Chocolate Factory ” büyük bir heyecanla Ahmet Amcaya sarılıp kitaba aşk dolu gözlerle baktım. “YAŞASIN!” diye bağırdım ve hemen eve gittim. Okumaya başlayınca gözlerim doldu kitap ıslanmasın diye kollarımı uzatabildiğim kadar uzattım ve öyle okumaya devam ettim. Baksanıza hayat size nelerle geliyor. Aylardır aradığım kitabı sonunda Taksim’in arka sokaklarındaki bir sahafta buldum. Aynı gün büyük bir heyecanla okumaya başladım ve daha 10 dakika geçmeden 23. sayfaya gelmiştim bile. s-Sayfayı çevirirken ayağıma kitaptan bir not düştü. Notta şöyle yazıyordu;

Sevgili Ezgi, bu kitap benim de gençliğimde çok aradığım bir kitaptı. Senin bu kitabı ne kadar arzuladığını fark edince sana verme kararı aldım.

Çikolatadan hayallerime iyi bak olur mu?

(Visited 57 times, 1 visits today)