Cinsiyeti Olmayan Bir Özgürlük Yaratmak

Her zaman duymuşuzdur, duyuyoruz ve belki de duymaya devam edeceğiz. ” Bu iş kız işi ya da bu tam erkeklere göre…”. Yapılabildiğini gördüğümüzde ise tuhaf bir şekilde şaşkınlığa uğruyoruz. Peki ama neden? Neden herkes hem eşitliği savunup hem de böyle adaletsiz yorumlar yapıyor?

Küçük yaşlardan beri yemek yapması ya da ütü yapması öğretilen bir kız, ileride araba kullanamadığı ya da evindeki tesisatı yapamadığı için eleştirilebiliyor. Aynı şekilde, bir erkek de sofra kuramadığında veya çamaşır yıkamayı bilmediğinde tepki görebiliyor. Sonrasında ise yapılan işlere cinsiyet belirlenmiş oluyor.

İşlerin cinsiyeti yoktur aslında. Bulaşık yıkamak kız işidir ya da bir kamyon kullanmak erkek işidir diye nitelendirilemez hiçbir şey. Eğer öğretilirse herkesin elinden her iş gelebilir. İnsanoğlu her şekilde kendini kısıtlamış oluyor aslında. Üstelik bu yalnızca yapılan işler olarak da değil, renklerde bile bu cinsiyet ayrımcılığını görmemiz gayet mümkün. Örneğin, hepimizin bildiği gibi kız bebeklere pembe; erkek bebeklere ise mavi patik giydirilir. Daha sonrasında kız çocukları hep pembeyi; erkekler ise hep mavi rengi sever diye yakınırız. Ancak işin aslı, kız çocuk bebekliğinden beri pembeyle kısıtlandığı için pembeyi; erkek çocukları ise maviyle kısıtlandığı için mavi rengi seçmek zorunda kalır. Hatta o zaman bir erkek çocuğuna pembeyi ya da bir kız çocuğuna mavi giyinmesini söylerseniz utanırlar ve muhtemelen “O kız/erkek rengi!” gibi cevaplar duyarsınız. Peki bu durumda suçlu bulmamız gereken kişi en başından beri ne renk giymesi gerektiği kodlanan çocuklar mıdır yoksa onların bir seçim yapmasını kısıtlayan ataları mıdır?

Eğitimi verildiğinde, öğretildiğinde kadının da erkeğin de elinden her iş gelebilir. Çok iyi bir inşaat ustası kadın ya da çok iyi bir kuaför erkek de olabilir. Hepimiz eşit düşünme haklarına ve seçme hakkına sahibiz. Dünyada iki cinsiyetin de çok güzel işler başarabildiğine dair milyonlarca örnek var. Ben bütün bunların gelecek nesillere de bir umut ve ilham kaynağı olabileceğine inanıyorum. Bir erkek ve bir kadın işleri cinslerine göre ayırmadan çok büyük farkındalık yaratabilirler. Maalesef ki günümüzde hala bazen böyle güzel işleri duymaya ihtiyaç duyuyoruz.

Sonuç olarak, hiçbir işin, hiçbir mesleğin ve hiçbir rengin cinsiyeti yoktur. Kız ya da erkek farketmeden başardığımız her iş hepimiz için yeni bir umuttur ve herkes kendi için bir şey başarmak ister bu hayatta. Bu ister mesleğiniz olsun, isterseniz de yaşamınızda aldığınız en ufak bir karar. Yeter ki özgürlüğünüzü kısıtlamadan, korkmadan ve utanmadan istersek bütün şeyleri yapabileceğimize inanalım.

 

(Visited 32 times, 1 visits today)