Çocuk İşçiliğine Dair

Çalışmak kadar insanı ruhen besleyen ve karşılığında verdikleriyle gözlere ışıltı katan aktivite azdır. Öyle bir eylemdir ki çalışmak, tarih boyunca neticeleriyle nice milletleri muasır medeniyetler seviyesine yükseltmiş ve nice zorlu koşullarda onların umut kaynağı olmuştur. Çalışmak, günlük yaşamımızda da en basit haliyle bile olsa biz farkına varmadan bilincimizi kontrol altında tutar ve ileride alacağımız inisiyatiflerde bir temel haline gelir. 

Peki, böylesine ehemmiyetli bir kavramın belirli bir yaş sınırının ve aynı zamanda karanlık bir yönünün olması üzerinde kafa yorulacak bir mevzu değil midir?

Ülkelere göre değişen yaş sınırlarının altında çalışmaya maruz bırakılan gencecik insanları düşünelim; içlerindeki büyük bir kitle, içinde bulunduğumuz modern çağda bile ağır koşullar altında çalışmaya maruz kalabilmektedir. Misal, Türkiye’nin kırsal kesimlerinde kız çocukları erken yaşlardan itibaren kardeşlerinin bakımını ve ev işlerini üstlenirken erkek çocukları ise çoğunlukla tarlada yetişkinlere yardım etmekle uğraşır ve bu iki örnek halk arasında gelenek olarak görülse bile aslında bunların ücretsiz çocuk işçiliğinden hiçbir farkları bulunmamaktadır. Çocuk işçilerin daha uysal ve ucuz bir iş gücü olarak görülmesi, bazı ailelerin işverenlerden çocuklarının çalıştırılması talepleri, küçük işletmelerin ekonomik ve teknik açıdan yetersiz oluşu, piyasa koşulları ve kırsaldan kente göç neticesinde ailelerin muhtaç hale geldiği maddi güç, çocuk işçiliğinin önlenmesine mani olan etkenlerdir.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Ülkemize baktığımızda yapılan araştırmalar sonucunda eğitimli bireylerin eğitimsiz bireylerden daha fazla işsizlik oranına sahip oldukları görülmekte ve bu durum yeterli eğitim görmemiş aileleri, kendi çocuklarını okumuş işsiz olarak hayata atılmış görmekten ziyade çocuk işçi olarak çalışmalarını tercih etmeye yöneltmektedir. Haftada 40 saat ve üzeri çalıştırılmaları hiç de sıra dışı görülmeyebilen bu çocukların böylesine uzun süre çalıştırılmalarının sağlıkları için oldukça sakıncalı olmasıyla birlikte, bu uzun süreli çalışmaların genç bünyelerin fiziksel ve duygusal sağlıklarını yıpratıp akabinde iş kazalarına ve meslek hastalıklarına yol açması işten bile değildir. Gerçekleşen iş kazalarının küçücük çocukları ölüme kadar götüren korkunç etkileri ne yazık ki olabilmektedir.

 

 

 

 

 

 

Yeterli tahsil görmüş ailelerin endişeleri çocuklarının aldığı eğitimin kalitesi, yeterliliği ve çocuklarının geleceğinin garanti altına alınması etrafında döner durur, dolayısıyla ekseriyetle büyük şehirlerde ve eğitimli aileler tarafından yetiştirilen çocuklarla kırsaldakileri çocuk işçiliği çerçevesinde mukayese edecek olursak iki taraf arasındaki uçurumu gözlemleme imkanına erişmiş oluruz. Gördüğümüz vaziyetin esasında vatanımızın istikbali bakımından bizleri endişelendirmesi lazım gelir zira çocuklarımızın filizlenmekte olan ve bir gün bu toprakları çağdaş medeniyetler seviyesine çıkarması mümkün olan hayallerini baltalamak hiçbirimizin haddi değildir ve çocuk işçiliğine karşı caydırıcı yaptırımların uygulanması kaçınılmaz bir gerekliliktir ki Türkiye’nin en çok itibara ve kudrete ihtiyaç duyduğu şu zamanlar, bu milletin evlatlarına sahip çıkılmasının en çok lazım geldiği günlerimizdir.

Her iş aşkla ve el emeğinin sihir yapılmışçasına parıldaması nihayetine varmak amacıyla yapılmalıdır ki çalışmanın kutsallığından söz edebilelim. Çocuk işçiliği gibi insan hakları katili olan bir eylem, çalışmak gibi yüce bir kavrama hakarettir ve çocukların temiz ruhlarını kirleten bir yüz karasıdır. Mutlu ve aydınlık yarınlardan söz edebilmemiz için ilk önce çocuklarımızın mutluluğundan başlamamız gerekmektedir, bu ülkü uğrunda çocuk işçiliğine karşı gerekli yaptırımlar disiplinli bir biçimde uygulanabilirse umuttan söz etmemiz kolaylaşacaktır.

 

Hırsızların ancak en acımasızı bir çocukluğu çalabilir.

 

 

NOT:

Dünyaca ünlü şarkıcı Michael Jackson’un – ki kendisi de çocukluğunda erkek kardeşleri ile müzik projelerinde çalışıp ailesine katkı sağlayarak çocuk işçiliği yapmış bulunmaktadır- ”Çocukluğumu Gördün Mü?” isimli bir şarkısı da şudur:

https://youtu.be/puQEcN_iI9o

 

KAYNAKÇA:

www.iskur.gov.tr

Görseller:

  1. Görsel: egedesonsoz.com
  2. Görsel: sayfahaber.com
  3. Görsel: tusoder.org.tr
  4. Görsel: belirtiyorum.com
  5. Görsel: aydinpost.com
  6. Görsel: quotesquotes.com

Öne Çıkan Görsel: legistify.com

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

(Visited 93 times, 1 visits today)