Çocuklarımızın Dünyası

           Dünya her geçen gün tükeniyor. Aynı bir bardaktaki su gibi. Her yudum aldığında o su azalır ve o suyun biteceğini bilirsin. Ama sanki sınırsız bir kaynaktan beliyormuş gibi içeriz. Peki bir gün o su bittiğinde çocuklarımız ne içecek. Susuz kalıp hayatlarını kaybedecekler mi? Peki bunun için ne yapabiliriz? Hiç umursamadan o suyu içer misiniz yoksa o suyun bitmemesi için yollar mı arardınız. Peki o yollar nedir?

           Dünya artık seki Dünya değil. Her şey değişti. Sahip olduğumuz bütün kaynaklar, saygılı ve sevgili toplumlar yavaş yavaş tükeniyor ve biz bunu durdurmak için hiçbir şey yapmıyoruz. Şimdi Dünyayı bu kötü hale sokan konuları sizinle paylaşacağım. Bunlar: hava kirliliği, su kirliliği, ozon tabakasının delinmesi, suların tükenmesidir. Bu konulara tek tek hepsine değineceğim. İlk önce hava kirliliği ile başlayalım. Şu günlerde zamanın getirdiği şartlar yüzünden yüksek düzeyde bir sanayileşme vardır. O kadar fazla fabrika ve benzeri şeyler inşa edildi ki artık her nefes aldığımızda sanki o fabrikada çalışan bir işçi gibi hissediyoruz. Buna sebep olan şey kurallara uyulmadan illegal şekilde yapılan ve çalıştırılan fabrika bacalarıdır. Bu bacalar uygunsuz şekilde yapıldığı zaman dışarıya vermesi gerekenden çok daha fazla karbondioksit ve benzeri gazlar dışarı salınıyor. Ve haliyle her nefes aldığımızda ciğerlerimize gerekenden fazla karbondioksit ve benzeri gaz giriş yapıyor. Bu da bizi bir nevi yavaş yavaş zehirliyor. İkinci olarak su kirliliği hakkında konuşacağız. Aslında su kirliliğinin birçok nedeni var. Bunlar: fabrikaların atıklarını direkt suya atmaları, insanların kızartma yaptıkları yağları lavaboya dökmeleri, insanların motor yağını su olan bir yere dökmeleri ya da suya gidebilecek akabilecek bir yere dökmeleridir. Bunlar suya döküldüğünde suyu kullanılmayacak bir hale getiriyorlar. Hatta dikkat ederseniz atıklarını direkt suya döken bir fabrika görürseniz o atıkları döktükleri su birikintisine bir bakın. Rengi ayni zift kadar koyu bir siyah olur hem de içinde balık ya da yaşayan hayvanlar verse hepsi ölmüş olacaktır. Üçüncü olarak ozon tabakasının delinmesi hakkında konuşacağım. Aslında bu kadar sanayileşme yok iken ozon tabakası gayet kalın ve iyi haldeydi ama ne zaman bu kimyasallar üretildi havaya salınmaya başladı ozon tabakası yavaş yavaş aşınmaya başladı. Ozon tabakasının aşınmasıyla birlikte güneşten gelen zararlı ışınlarda rahat bir şekilde ozon tabakasını geçip dünyaya gelmeye başladı. Bu ışınlar insanları kanser bile yapabilecek derecede tehlikeli ışınlardır. Bunu yaşamamızın en büyük sebeplerinden biri deodorantların havaya çok fazla kaçmasıdır. Dördüncü ve son konum olan suların tükenmesi hakkında konuşacağım. Suyun tükenmesinin en büyük sebepleri fazla sıcaklar, suların kirlenmesi ve suyun gereksiz yere kullanılıp israf edilmesidir. Eğer bu konulara dikkat edip suyu boş yere kullanıp israf etmezsek, suları kirletmezsek suların tükenmesinin önüne geçebileceğimizi düşüyorum.

            Son olarak hepsini toparlarsak, biz dünyamıza iyi bakalım ki ileriki nesillere, çocuklarımıza iyi bir dünya bırakabilelim.

 

(Visited 171 times, 1 visits today)