Çok¿

Milletlerarası çalışma standartları, sosyal politikanın milletlerarası boyut
kazanması sürecinin bir ürünüdür. Başta Milletlerarası Çalışma Teşkilatı
olmak üzere milletlerarası kuruluşlar tarafından hazırlanan ve bütün
dünyada uygulanmaya konulması için çalışılan standartlar; çalışanların
korunması, çalışma ortamının iyileştirilmesi ve işverenler arasında haksız
rekabetin önlenmesi bakımından önem taşırlar.
Milletlerarası çalışma standartlarının onaylanmasında gönüllülük esası
geçerlidir. Bu standartların onaylanma zorunluluğu bulunmamaktadır.
Ancak milletlerarası kamuoyunda bu standartların onaylanmasının önemi
vardır. Bu standartların ülkeye kazandırılmasının tek yolu onaylanma
değildir. Onaylanma bu standartların ilgili uluslar arası kuruluşun anladığı
anlamda uygulama yükümlülüğü getirir. Ayrıca bu standartların
onaylanması ve daha sonraki denetim süreci; dünya kamuoyunda amacı
dışında ülkeler üzerinde baskı oluşturma aracı haline getirilebilmektedir.
Anayasa m. 90 da yapılan son değişiklikle ülkemiz açısından kanunla
onaylanmış milletlerarası sözleşmelerin önemi daha da artmıştır. Bu
çalışmada milletlerarası standartlara yönelik eleştiriler ışığında bu
standartların onaylanma zorunluluğunun olup olmadığı sorusu tartışılmıştır.

Buna bakması acı veriyor:

buraya koyayım dedim

Kaynak:
BBC “Çalışma saatleri en uzun OECD ülkeleri”

Japonya’da istatistiklerle kanıtlanmış bir “aşırı çalışmaktan ölüm” sorunu var. Japonca’da bunun bir adı bile var: Karoşi.

Karoşi kelimesi, çalışma baskısı nedeniyle strese bağlı kalp krizi ve felç gibi hastalıklar yaşayıp hayatını kaybedenler ve de intihar edenler için kullanılıyor.

Yıllık ortalama 1713 çalışma süresiyle Japonya diğer OECD ülkelerine oranla durumu çok kötü değil. Ancak ülkede sayıların ötesinde bir toplumsal gerçeklik söz konusu.

Japon yasaları, haftalık çalışma saati ya da mesai saatine yönelik bir sınırlama getirmiyor.

Japon hükümetinin verilerine göre, 2015-2016 mali yılı için karoşi vakalarının sayısı 1456’ya ulaşmış.

Sivil toplum örgütleri, rakamların tümüyle kayda geçmediğini ve bu sayının çok daha fazla olduğunu öne sürüyor.

ILO’nun en güncel verilerine göre Asya, çalışma saatlerinin en uzun olduğu kıta.

Asya ülkelerinin yüzde 32’sinde haftalık çalışma saatlerine ilişkin bir üst sınır bulunmuyor. Bu yüzde 29’unda ise üst sınır haftalık 60 saat ya da daha uzun. Kıtada sadece ülkelerin yüzde 4’ü ILO ve diğer uluslararası kuruluşların çalışma saatini maksimum 48 ile sınırlayan standartlarına uyuyor.

İş yasalarının esnek olduğu Orta Doğu’da 10 ülkeden 8’i haftalık çalışma saatinin 60’ın üzerine çıkmasına ses çıkarmıyor.

Avrupa ülkelerinin tamamında çalışma saatleri yasalarla sınırlanmışken, sadece Belçika ve Türkiye’de ortalama haftalık çalışma saati 48’i aşabiliyor.

Afrika’da her çalışandan üçünün haftada 48 saatten uzun çalıştığı ülkelerin sayısı diğer kıtalara göre çok daha fazla.

Örneğin Tanzanya’da 48 saatten uzun çalışanların oranı yüzde 60.

Bazı şehirlerse çalışma saatleri konusunda birbirleriyle yarışıyor.

Dünyanın en büyük finans şirketlerinden İsviçreli UBS’nin 71 şehri incelediği araştırmaya göre, haftalık 50.1 saatle Hong Kong listenin tepesinde. Onu haftalık 43.7 saatle Mumbai, 43.5 saatle Mexico City, 42.6 saatle Yeni Delhi ve 42.1 saatle Bangok izliyor.

Ege Sezgin 9-E

(Visited 5 times, 1 visits today)