Covid-19 ve İzleri

2020’nin güncel konusu olan Covid-19 eminim ki hepimizi etkilemiştir. Bazılarımızınki kısa süreli bazılarımızın ki ise uzun süreli etkilemiştir. Ben Covid salgınının uzun süreli etkilediği kişilerdenim. Virüsün dünyaya ilk yayılmaya başladığı sıralarda yakın bir arkadaşım yurt dışından gelmişti ve bende onun Türkiye’ye döndüğü günlerde onunla buluşmuştum. Biz buluştuktan 2 gün sonra arkadaşım çok ateşi olduğunu ve başının çok ağrıdığını söyledi. Bunu duyar duymaz test yaptırmaya gittik. Neyse ki benim testim negatif çıkmıştı ve bu yüzden çok mutuydum. Ta ki arkadaşımı arayıp onun testinin pozitif çıktığını öğrenene kadar. Doktorlar ilk başta arkadaşımın yaşı henüz çok küçük olduğu için bu virüsü kolaylıkla atlatabileceğini düşündü. Bu nedenle ona sadece ateş düşürücü ve Covid için verilen özel ilaçlardan verdiler. Açıkçası çok korkmama rağmen ben de onun virüsü kolay atlatabileceğini düşünmüştüm. Ancak öyle olmadı.
Gün geçtikçe durumu daha da ağırlaştı, nefes alamamaya başladı. Ona bir şey olacak diye o kadar çok korkuyordum ki. 2 haftaya yakın bir süre yoğun bakımda kaldı ve onu bu süreçte hiç göremedim. Bir gün evde ders çalışırken annem odama girdi ve benimle bir şey konuşması gerektiğini söyledi. Aklıma ilk gelen şey arkadaşımdı ve o an kalp atışlarım çok hızlandı. Masadan kalkıp yatağıma, annemin yanına oturdum. İçimden hem dua ederken hem de ona bir şey olmayacağına kendimi inandırmaya çalışırken annem arkadaşımın hayatını kaybettiğini söyledi. Bunu duyduğum an onu son gördüğüm an gözümde canlandı ve etrafımda olan bitenleri duyamaz hale geldim. Sanki bedenim oradaydı ama ruhum arkadaşımla yaşadığım onca güzel anının yanında. Onu kaybetmemin üzerinden yaklaşık 3 ay geçmişti. Ama ben henüz kendime gelememiştim. Onu her geçen gün daha da özlüyordum. Ama bir şekilde ayakta kalmam, hayatıma, okluma devam etmem gerekiyordu. Bir akşam annem, ben ve kardeşim yemek yerken annem bize babamızın Covid-19 testi yaptırdığını ve testinin pozitif çıktığını söyledi. Eğer ona bir şey olursa ayakta kalabilir miydim bilmiyordum. Kardeşim bunu öğrendiğinde ağlamaya başladı, bende o daha çok etkilenmesin diye sakin kalmaya çalıştım. Onu sakinleştirdim ve korkmaması gerektiğini söyledim. Ona bunu söylemiştim ama, aslında ben çok korkuyordum. Arkadaşımın ölümünden henüz 3 ay geçmişken bedenim bunu da kaldırabilecek güçte değildi. Babam 1 haftadır işe gitmiyordu ve yatak odasında kendini karantinaya almıştı. Yemeklerini plastik tabak, çatal, kaşık ve bardaklarda veriyorduk. Biz yemekleri ve istediği diğer şeyleri kapısına bırakıyorduk o da yedikten sonra çöpe atıyordu. Çöp poşetlerinin üstüne dezenfektan sıktıktan sonra kapıya bırakıyordu bizde eldivenle alıp dışarıya, çöpe atıyorduk. Bu süreç hem babam için hem de bizim için çok zordu. Onun bir an önce iyileşmesi için çok dua ediyordum. Bir gün babama tekrardan test yapmak için eve doktorlar geldi. Bu sırada biz evde olmayalım diye annem kardeşimi ve beni teyzeme göndermişti. Test 2 gün sonra çıkacağı için biz 2 gün teyzemlerde kaldık. 2 günün sonunda gece heyecandan uyuyamamıştım. İçimden bir ses babamın testinin negatif çıkacağını söylüyordu çünkü.
Sabaha karşı uyuyakalmışım. Uyandığımda saat 9.15’ti. Hemen heyecanla telefonuma baktım annemden bir mesaj gelmişti. Mesajda “Bunu duymaya hazır mısın?” yazıyordu. Kalp atışlarıma hakim olamayarak annemi aradım. Hissettiklerim doğru çıkmıştı, babamın test sonucu negatifti. Onca zamandır gülmeye ve mutlu olmaya çok uzak kalmıştım. Aylardır ilk kez gülüyordum ve ilk kez mutluluktan karnıma ağrılar giriyordu. Her ihtimale karşı babamın birkaç gün daha karantinada kalmasının iyi olacağını söyledi annem. Ve bu süreçte evi dezenfekte ettirdik. Babam tamamen iyileştiğinde nihayet normal hayatına döndü. İşe gitmeye başladı ve normalde olduğundan daha çok dikkat etmeye başladı. Bende arkadaşımı kaybetmenin verdiği üzüntüye alışmaya çalışıyordum. Onu çok özlesem bile aslında onun çok yakınlarımda olduğunu hissedebiliyordum.
(Visited 18 times, 1 visits today)