Davetsiz Misafir

Bir gün öğleden sonra eve gidiyordum. İş yorgunluğu ile yürüyordum. Ama üzgün değildim. Bunun nedenini bilmeden aldırmadan yürüyordum.
Eve gelirken her zamanki gibi arada duran çöp kovasının yanından geçiyordum ki..
Bir ses dedim içimden. Tekrar ve tekrar.
Evet. Emindim… Bir ses.. Tırsarak kovanın derinliklerine baktım.
Ses yok ama bir dakika.
Bir kafa..
Dört bıyık..
Bir koca burun.
Kimdir.. kimdir bu vatandaş.
Elimi uzattım ve.. o karanlıktan çıkıverdi.
Artık emindim. Bu bir kedi. Aynı zamanda lekeli.
Eve götüreyim dedim.
Olmadı.
Düşündüm…
Uzun sürdü. Uzattım elimi ve aldım.
Bütüm yorgunluğum kalktı.
İki gün sonra sağlıklı ve aynı zamanda ilk hayvanım canım, yüreğim ve ümidim oldu.
Artık iş sonrası yorgunluğun çıtı yok. Yük YOK! Hayır. Hissetmiyorum.
Yok!

(Visited 50 times, 1 visits today)