Değistirmek mi Düzeltmek mi?

Öncelikle seçeneklerimize bakalım: Farklı gezegenlerde yeni yerleşimi kurarak, insanlığın geleceğini kurtarmak, ya da Dünya’ nın simdi ki sorunlarına odaklanma. Bu soruya ilk baktığımızda farklı gezegenlerde yeni yerleşim daha kolay gibi gelir. Ne de olsa teknoloji gelişiyor ve gelişen teknoloji her şeyi kurtarabilir ama bu konuya detaylıca inildiğini düşünmüyorum. Farklı gezegenlere gitmek için ülkelerin, insanların, iyi bir ekonomiye sahip olması gerekir. Bu ekonomiye de sahip, şu anda en fazla 1-2 dünya ülkesi vardır ve onlar da tüm parasını belli olmayan bir teknolojiye harcamak istemezler. Bu teknoloji ancak; birkaç ülkenin ortak çalışması ile gerçekleşebilir. Bu ülkeler de  çok değerli olan bu teknolojiyi güç gösterisi olarak veya düşmanlarını tehdit etmek için kullanacaktır. Farklı bir gezegende de olsa yatırımcı devletlerin bu teknolojiyi yine kendi menfaatleri için kullanacakları için hayat çok da farklı olmayacaktır, Yine  gözü paraya doymayanlar bize acı çektirip; yeni gezegeni kendi çöplükleri yapacaktır. Şimdi gelelim Dünya’nın günümüzdeki problemlerini çözmeleri neden daha mantıklı? Dünyanın şu anki haline baktığımızda göreceğimiz problemlerden bazıları iklim değişikliği ve hava kirliliği, yeşil alan azlığı ve gıda israfı. Bu sorunlar günümüzde çok fazla ilerlemiştir o yüzden de farklı gezegenlere yerleşme fikri geliştirmiştir. Ancak; farklı gezegenlere yerleşme fikrine harcanan para, bu konuya harcansa daha büyük gelişmeler kat edebiliriz. Orman azlığı için bir sürü fidan dikip yeşil alan bolluğunu artırabiliriz Ne de olsa Dünyada bir sürü orman olmayı bekleyen alanlar var. Örneğin Ankara Şehri’nin büyük bir kısmı bos arazidir ve ağaçlanmayı bekliyordur. Diğer sıkıntılara örnek verecek olursak geçen aylarda çıkan Türkiye’deki yangınlar bir çok ilindeki yeşil alanların yok olmasına sebep olmuştur ve bu yangınlarda iklim değişikliği ve hava kirliliğinden kaynaklanmıştır. Bunlar genel olarak ulusal sıkıntılara örnektir. Dünyadaki durumlara bakacak olursak, özelikle 2020 yılındaki, 1 Ocak 2020 tarihinde Endonezya’da şiddetli yağışların yol açtığı sel ve heyelanlar 66 bin kişinin hayatını kayıp etmesiyle sonuçlanmıştır. 12 Ocak 2020 tarihinde Filipinler’ de gerçekleşen yanardağı patlamasından dolayı 39 kişi hayatını kaybetti, 82 binden fazla insan tahliye edildi. 18 Haziran 2020 tarihinde Nijerya’ da şiddetli yağışların yol açtığı sellerde en az 200 kişi hayatını kaybetti. Sellerden yaklaşık 160 bin kişi etkilendi; binlerce kişi evsiz, on binlerce hektarlık ekili arazi de su altında kaldı. Bunun gibi bir çok afet yasandı 2020’ de ve bunlar bizim sadece umursamazlığımızdan ve bilinçsiz davranışlarımızdan ve onlarca sebepten dolayı yasandı. Geri dönüşüm çöplerimizi geri dönüşüme atsak, ağaçları bilinçsizce kesmesek, bazı plastik eşyaları birden fazla kere kullanılabilenleri saklayıp tekrar tekrar kullanıp yenisini almasak ve bunlar gibi basit ama etkili yöntemler kullansak yeni bir teknolojiye gerek kalmadığını anlayabiliriz. Yaptığımız hataları düzeltmek yerine, daha fazla hata yapmamalıyız. Mesela sorunlardan biri olan gıda israfının ne kadar da basit bir yöntemi vardır, ihtiyacımızdan fazlaları üretmemek, fazla gelenleri ihtiyacı olan birilerine vermek yapılması kolay şeyler olsa da yapılmıyor ve Dünya çapında 35 milyon insan açlıktan ölüyor veya ölmek üzere. Eğer yapmamız gereken küçük isleri yapmazsak yavaş yavaş o küçük isler büyücek, büyücek ve en sonunda gelecekte geri dönülemez bir noktaya varacağız ve o noktaya geldiğimizde eminim bir çoğumuz pişman olacağız.

 

Kaynaklar:https://www.aa.com.tr/tr/dunya/2020de-dunya-dogal-afetlerle-sarsildi/2089949

(Visited 8 times, 1 visits today)