Deplasman

Deplasman

Basketbol maçı için yarın İstanbul’a gidecektik. Bavulumu hazırladım. Basket çantama formamı ve ayakkabımı koydum ve o günkü antrenmanıma gittim. Antrenmanda koç, ne zaman çıkacağımızı, ne zaman sahada olacağımızı ve ne zaman uçağa bineceğimizi söyledi. Uçağa gece 03.45’te binecektik.  Antrenman sahasında saat tam 00.00’da olacaktık. Annemler beni gece oryaya bıraktı. Ama gitmediler. Daha doğrusu bütün takım arkadaşlarımın annesi ve babası gitmedi.  Çünkü onlar da aynı uçakla İstanbul’a geleceklerdi.  Takım otobüsü ile yola çıktık. Bütün ailelerimizin arabası arkamızdan geliyordu. Bizlere moral vermek için konvoy yapmışlardı. Sonunda havalimanına geldik. Uçağa bindik. Ve saat 04.45’te İstanbul’daydık. Otellere yerleştik ve biraz uyuduk. Sonra saat 14.30’da Anadolu Efes ile olan maçımız için sahaya gittik. Sahaları çok güzeldi. Maçın yarısında kafama çok sert bir dirsek darbesi geldi. Bayılmıştım. Her şey çok hızlı gelişti. Kendime geldiğimde hastanedeydim. Annem ve babam da yanımdaydı. Meğer bayıldığım için beni hastaneye getirmişler. Neyse ki önemli bir şey yoktu. Ama maçın geri kalanını görememiştim. Neyse ki takımım Efes gibi büyük bir takımı yenmişti. Bu mutlulukla hemen iyileştim. Her şeye rağmen Efes deplasmanında olmak ve o atmosferi yaşamak çok güzeldi. Umarım ileride Efes’te oynayacak kadar iyi bir basketbolcu olurum. Bunun için elimden geleni yapacağım..

(Visited 5 times, 1 visits today)