Dezenfektan Adam

Neredeyse hepimiz süper kahramanları sevmişizdir. Ağ atanlar, uçanlar, zıplayanlar hoplayanlar… Her türlü süper kahraman var. Çoğu da havalı. İnsan görünce mest oluyor. Ama benim süper kahramanım çok daha farklı. Mahallenin kahramanı, her türlü virüse çare bulan, size gururla sunuyorum: Hüsamettin Dezenfektan Adam.

Hüsamettin 40-50 yaşlarında bir esnaftı. Dükkânında tavuk döner yapar, parası olmayanlara çiğ köfte ikram eder, kimseyi çay içirmeden bırakmazdı. Mahalle onu çok severdi. İşleri de bir esnafa göre gayet iyiydi. Fakat o yıl her şey değişmeye başladı.

Hüsamettin yine bir gün dönerini keserken gözü bir habere takıldı. Çin’den gelen korona adında ölümcül bir virüs Türkiye’ye de gelmişti. Hüsamettin anlık durdu. Düşünmeye başladı. Düşüncelerinden ancak önlüğü alev aldıktan sonra sıyrılabildi. Hüsamettin panikle lavaboya yöneldi. Suyu kafasından aşağı boşalttı. Ve sonra haberlere kızarak işinin başına geri döndü. Ama o dönüş son dönüşüydü.

Virüs hızla yayılmış, çoğu insan hayatını kaybetmişti. Bu yüzden ulusal karantina başlamıştı. Hüsamettin dükkânını işletemiyordu. Götür diye bir uygulama vardı aslında, anlaşma yapıp oradan kazanabilirdi. Ama Hüsamettin o tür şeylerden anlamazdı. İnat etti öğrenmedi. Ve maalesef iflas etti.

Hüsamettin dükkânını kapatırken gözü yaşlıydı. Bu yaştan sonra nasıl bir iş bulacaktı? Mutsuzca evine gitti. Eve ilk girdiğinde yoğun bir gider kokusu burnuna çarptı. Koku çok yoğundu, Hüsamettin az daha bayılıyordu. Hemen maskesini ve temizlik malzemelerini aldı. Banyoyu komple temizleyecekti. Fakat sabahki tıraş makinesi fişe takılı kalmıştı. Hüsamettin’in ayağı kaydı, tutunayım derken tıraş makinesiyle birlikte dezenfektanla kaplı zemine düştü.

Hüsamettin uyandığında tuhaf hissediyordu. Yanık kokusu bütün evi sarmıştı. Ayağa kalktı Hüsamettin. Aynaya baktı. Şok olmuştu. Derisi kıpkırmızı olmuş, saçları ve bıyığı yanmıştı. Yüzünü yıkadı. Biraz ayıldıktan sonra bileğinde bir ağrı hissetti. Bileğini duvara doğru tuttu ve…

Hüsamettin’in bileğinden dezenfektan fışkırdı! Gözlerine inanamadı. Tekrar tekrar duvara dezenfektan püskürttü. Daha sonra zıplamayı denedi. Ayaklarından limon kolonyası tazyikli biçimde fışkırdı. Hüsamettin kafasını üst komşusunun parkelerinin arasında buldu. Üst komşusu yaşlı bir teyzeydi. Anlık korkuyla canım teyze kalp krizi geçirmişti! Hüsamettin yine minik bir sıçrayış yaptı. Teyzeyi kucağına aldı. Ve en yakın devlet hastanesine doğru zıpladı.

Hüsamettin uçuyordu! Tazyikli kolonya ayaklarından fışkırarak onu havada tutuyordu. Hüsamettin nasıl olduğunu anlamıyordu. Çünkü Hüsamettin okulu 2. sınıfta bırakmıştı. Ama en azından en yakın hastanenin nerede olduğunu biliyordu.

Hastaneye tavandan giriş yaptı. İnsanlar adama cinmiş gibi bakıyordu. Hüsamettin kendini tanıttı. “Korkmayın, ben mahalle dostu Dezenfektan Adam. Bu yaşlı teyzeye yardımcı olabilecek bir doktor lazım!” dedi. Doktorlar hemen geldi ve teyzeyi aldılar. Hüsamettin teyzenin yanında bekledi. Teyze uyanınca Hüsamettin’e teşekkür etti.

Hüsamettin gitmeden önce teyzeye bir şey vermesi gerektiğini düşündü. Bir gücünü daha  buldu böylece. Derin bir nefes aldı ve sonunda pembe bir maske çıkardı. Maskeyi teyzeye uzatıp bütün hastaneye maske dağıttı. Haberlere de bu şekilde çıkmış oldu.

Evet şimdi insanlar ne zaman bir temizliğe ihtiyacı olursa gökyüzüne dezenfektan sinyalini yansıtıyorlar. Bu şekilde Dezenfektan Adam olayın haberini alıp günü kurtarıyor!

(Visited 4 times, 1 visits today)