DİJİTAL KAYGI

François De Rochefaucod der ki ” Bilgisizliğin üç biçimi vardır :Gerekeni bilmemek ,kötü bilmek ,bilinmemesi gerekeni bilmek ” Peki ya bazı şeyleri bilmesek Dünya nasıl bir yer olurdu ? Rahat yaşasak gereksiz kaygı yaratan sürekli aklımıza gelen şunu şöyle yaparsam böyle olabilir şu tür durumlarla karşılaşabilirim diye düşünmeksizin sadece kendimizi koruyabilecek kadar bilgiye sahip olsak anı yaşasak oldukça gelişmiş olan hayatımız nasıl bir hale gelirdi ? Tabi ki hayatımızda şu an ki gibi bir gelişmişlik olmazdı ama belki de herkes çok mutlu yaşamdan zevk alıyor olabilirdi .

Günlük yaşamımızda belki de en çok duyduğumuz cümlelerden biri  hayatta mutlu olamıyorum olabilir .Hayatın içinde olan sıradanlık bizleri mutlu etmiyor ne yazık ki hep daha farklı şeyler yaşamak istiyoruz bunların bizi mutlu edip edemeyeceğini bilmeden farkında bile olmadan o kadar çok stres altında kalıyoruz ki bu problemler kısa vadede kendini kaygılanma kaygı bozukluğu olarak gösterse de uzun vadede sürekli stres altında kalmak daha ciddi problemlere de yol açabilmekte. Bu yüzdendir ki gelişmemiş ülkelerde yaşayan insanlar refah kalitesi ve gelişmişliği yüksek olan ülkelerdeki insanlara göre çok daha mutlu dolayısıyla daha az kaygılı. Her yer de binalar gökdelenler bulunmakta. Her yere gürültü sorun hakim insanların kafalarını dinleyip rahatlayabileceği doğamız da git gide yok olmakta ,yoğunluk ses kirliliği de her tarafta ,caddeler kalabalık kendini bunca karmaşanın içinde kapana kısılmış gibi hisseden oldukça fazla insan var. İnsanlarda ki kaygı seviyesi de yıldan yıla da artış göstermekte özellikle de teknolojinin gelişmesiyle birlikte etrafımız cep telefonlarıyla bilgisayarlarla televizyonlarla doldukça radyasyonun zararlı etkileri de vücudumuzu etkiliyor bizi daha gergin ,sinirli her şeye öfkelenen sonucunda da kaygılı bireyler yapıyor.

Belki de bizleri her konuda bilinçlendirmek ,tehlikelere karşı uyarmak düşünülen kadar iyi bir fikir olmayabilirdi. . Doktorlar veya herhangi bir konuda uzman kişiler bizleri başımıza gelebilecek tehlikeler karşısında uyardıkça biz strese girdik bu da beraberinde kaygıyı getirdi .toplumda kaygı bozuklukları git gide arttı.
Cahil cehalet sahibi insanlar ise her zaman daha rahattır hiçbir şeyi kafalarına takmazlar kendilerince mutludurlar da yarınlarını düşünmez bugünü kafasına göre aklına esen şekilde yaşarlar. Eğer biz de bütün bu olabilecek tehlikeler bilmeseydik kafamıza göre anın tadını çıkararak yaşasaydık belki bu kadar gelişemezdik teknoloji de bu hale gelemezdi ama bir şeylere kaygı duymadan mutlu olmasını da bilirdik.

(Visited 91 times, 1 visits today)