Doğruluk Ağacı

İki farklı insan türü vardır: Gerçeği bilmek isteyenler ve yalana inanmak isteyenler. Bazılarına gerçeği bilmek iyi gelir çünkü onlara göre hayat gerçeklerden oluşur. Ama bazılarına ise yalana inanmak iyi gelir, yani kolayla kaçarlar. Çünkü gerçek her zaman istedikleri gibi olmayabilir.

Gerçek, yalan olmayan, bu kelimenin tanımı herkese göre farklıdır. Kimine göre dünyalar kadar değerlidir, kimine göre ise önemsiz bir detaydır sadece. Bana göre ise olması gerekendir. Farkındaysanız yalan kelimesini biz ürettik. Belki o kelime hayatımıza girmeseydi asla yalan diye bir şey de olmayacaktı hayatımızda.

Yalan kelimesinin ise bir tek tanımı vardır: Doğru olmamak. Kimileri kullanır kimileri ise kullanmaz ama doğruyu söyleyelim, bu güne kadar herkes yalan söylemiştir. Bunu bir hata olarak görüyorsanız asıl yanlış olan budur. Çünkü bazen yalan söylemek gerekebilir. Kimi zaman kendimiz için kimi zaman ise değer verdiklerimiz için yalan söyleriz. Ama ne zaman hata yapmış oluruz biliyor musunuz kendimize yalan söylediğimizde. Çünkü bu kendimizi kandırmaktan başka bir şey değildir.

Ne zaman kendimize her şeyin iyi gideceğini söylediğimizde bir nevi yalan söylemiş olmuyor muyuz? Kimse geleceği göremez ve her şeyin güzel olacağını da tahmin edemez, bu sadece kendini kandırmak olur. Mesela herhangi bir sorun olduğunda direkt inkar ederiz belki bu bir refleks bile olmuş olabilir. İşin doğrusu yaptığımız tek şey kendimizi kandırmak olur. Gerçeği biliyoruz ama daha bunu daha kendimize bile itiraf edemiyoruz cidden acınası bir durum. Ama şunu söyleyebilirim ki bir şeyi daha kendimize bile itiraf etmiyorsak, asla suçlu bulunmayız. Herhangi bir şey çaldığınızı düşünün, siz bunu kendinize bile itiraf etmiyorsanız nasıl suçlanabilirsiniz ki?

Bazı konularda ise doğru söylemek tek seçeneğimizdir. Çünkü anlarız ki doğru olan bu. Yalan söylemek başımıza bin bir türlü bela açabilir ama doğruyu söylemek ise saf bir şeydir, size hiçbir zaman bir zaman zararı dokunmaz. Bu yüzden daha çocukken yalan söylememek öğretildi bize. Çünkü asla anlaşılmaz diye düşünsek bile yalan söylendiği zaman anlamanın türlü türlü yolu vardır. Mesela insanlar yalan söylediğinde terlemeye başlar, burnuyla oynar, gözlerini kaçırırlar ve bunun gibi şeyler yaparlar.

Bir konudan ötürü yalan söylemeniz gerekiyorsa büyük ihtimalle öncesinde başka bir yalan söylemişsinizdir. Çünkü insanlar yalanı, kendini kurtarmak için söyler. Bir yalan söyleriz ve onun üzerini örtmek için daha büyük bir yalan söyler. Belki fark etmediniz ama bu döngü hep böyle ilerler.

Bu nedenler yüzünden; doğruyu söylemenin, olması gereken olduğunu düşünüyorum. Çünkü yalan söylemezseniz onu örtmek için de çabalamanız gerekmez. Ben de yeri geldi yalanlar söyledim ama bunlar bana ders verdi ve bunun olmaması gerektiğine karar verdim. Söylediğim hiçbir yalandan pişman değilim. Eğer bu hataları yapmasaydım doğruyu öğrenemezdim.

(Visited 64 times, 1 visits today)