Dokunduğunuz Bir Nesnenin Geçmişini Bilmek mi Yoksa Hayvanlarla Konuşabilmek mi?

Düşünün ki bir masaya dokundunuz ve onun geçmişini, yani bir ağaçtan, masa olana kadar ki yaşadığı tüm aşamaları hissettiniz ya da bir fincan çay içiyorsunuz, elinize  fincanı aldığınız anda, yine topraktan işlenerek bu hale gelen ve kullanmamız için hazırlanan güzel fincan… Ne kadar hoş değil mi? Bunların değerini bilmemiz gerek, emek veren insanlara teşekkür etmemiz gerek.

Şimdi başka bir konudan bahsetmek istiyorum, yine düşünün ki kediniz veya köpeğiniz var ve bir gün size seslendiğini duydunuz. Acıktım, miyav dedi veya acıktım hav hav dedi. Şok olursunuz değil mi? Bir özel gücünüz oldu ve hayvanları duyabiliyorsunuz ve onlarla konuşabiliyorsunuz. Nasıl olurdu? Bence şaşırtıcı ve bir o kadar da harika olurdu. Çünkü onların sorunlarını, neler istediğini ve acıktıklarını söyleyebilmesi güzel olurdu.

Ama bence bir nesneye dokunduktan sonra o nesnenin geçmişini görmek benim için daha ilgi çekici bir konu olurdu. Örneğin:

Marangoz olmak istediniz ve bir masa yapmak istiyorsunuz, yapmak istediğiniz masaya dokunarak o masanın nasıl yapıldığını öğrenebilirsiniz.

(Visited 6 times, 1 visits today)