Dönüm Noktası

…Onunla tanışmamın bütün  hayatımı değiştireceğini bilmiyordum. Hani bazı şeyler vardır ya yaptığınız bir şey beraberinde bir sürü şey getirir ve sanki onları yaşamanız gerekiyormuş da şu ana kadar yaptığınız şeyler ve seçimleriniz sizi ona götürmüş. Tam olarak böyle başladı hayatımın dönüm noktası. Birkaç ay öncesine gidelim şimdi.

Birkaç ay öncesinde başladı her şey normalde Ankara`da yaşıyorum ama fırsat buldukça Çanakkale`ye gidiyorum. Sevdiğim bir sürü arkadaşım akrabalarım falan hepsi orada. Beni burada tutan şeyler olmasa direkt oraya giderim ama işte coğrafya kader diye boşa dememişler. Elimizde olmuyor bazı şeyleri değiştirmek. Neyse yine hayatımın en mutlu olduğum zamanlarından biri olan Çanakkale`ye  gittim ve geleneğim olan akşam üst katımızda oturan arkadaşımla sahile gitme olayını gerçekleştirdik. Konu konuyu açtı derken neslimizde herkesin yaptığı gibi telefonlara bakmaya başladık. Birden arkadaşımdan tuhaf bir öneri geldi. Telefonunda soru işaretiyle kayıtlı olan birini arayalım dedi. Ben de böyle gizemli şeyleri sevdiğim için reddetmedim. Aradık biraz saçma sapan konuştuk sonra "neredesiniz ? "diye sordu. Normalde güven sorunundan dolayı söylemezdik ama dedim ya bazı şeyleri yaşamamız gerekiyor diye. Söyledik ve biz de oradayız dediler bize ve yine normalde yapmayacağımız bir şey yapıp buluşmaya gittik.  Bir tane parkta oturmuşlar biz de yanlarına gittik. İki kişilerdi bizim gibi. Bir tanesi hemen "Merhaba Yiğit ben ama bana şeker diyorlar yapıştı adıma" dedi elini uzattı. Belliydi zaten sosyal ve cana yakın bir insan olduğu. Diğer arkadaşının adı da Yusuf`muş. O pek sıcakkanlı bir insan değildi. Gece 12 olana kadar konuştuk parkta. Sonra eve gitmemiz gerektiği için vedalaştık. Bana kalsa sonsuza kadar gitmezdim oradan da neyse. Eve gittiğimde kendimi direkt yatağa attım ve yüzümdeki gülümsemeye engel olamıyorum. Sonra telefonuma gelen bildirimle daha da arttı suratımdaki gülümseme. Yiğit yazmış. Her mesajımda karnımda geçmek bilmeyen kelebekler uçtu. Kendi kendime "HAYIR SAKIN BAŞKA ŞEHİRDE OLMAZ SAKIN" diyip duruyordum ama bir işe yaradığı yok maalesef. Çok geç artık.  Yarın da aynı yerde buluşmayı teklif etti. Hiç düşünmeden kabul ettim tabii ki. Yarına kadar da bütün gece konuştuk. Sonraki gün yine buluştuk ve sorması için tüm gün dua ettiğim soruyu sordu ve artık bir sevgilim vardı. Daha ilk günden saçma diye düşünüyorsunuz dimi.Bence de öyle ama tekrar söyleyeceğim. Bazı şeyleri yaşamanız gerekir. O günden sonra çok fazla buluşmaya başladık ve biz buluştukça içimdeki ona bağlılığım daha da artıyordu. Ta ki 9 Ağustosa kadar. Telefonumu açtığım an tek bir mesaj bütün moralimi alt üst etti. "Ben ayrılmak istiyorum" Ne diyebilirdim ki? Sen bilirsin dedim kapattım konuyu ama içimdekileri inanın bilmek istemezsiniz. Mesajı aldıktan sonra şehir merkezinde oturan arkadaşıma gittim ve istisnasız tüm gün ağladım. O günden sonra acımın her geçen gün azalması lazımken asla bir değişim olmuyor hatta onu görmedikçe daha da artıyordu. Böyle böyle bir ay geçti ve bende değişen hiçbir şey yok. Ankara`ya dönme günüm gelmişti ve bu sefer arkamda bıraktığım insan sayısı daha fazlaydı ve asla mutlu olamıyordum.

Bu yazdan sonra  insanlara karşı bakış açım çok fazla değişime uğradı. İnsanlara olan güvenim azaldı. Hatta yakınım olan çoğu kişiyle arama mesafe soktum çünkü kimse bana samimi gelmemeye başladı. Birkaç kişi dışında. Artık kolay kolay değer veremiyorum insanlara. Teşekkür ederim.

(Visited 17 times, 1 visits today)