time is an illusion

Dünü Değiştirmek mi, Yarını Bilmek mi?

İnsanlar hata yapmamak için geleceğe hazır olmak, hata yapınca ise hatalarını düzeltmek isterler. Bunu yapabilmek için ise ellerinde iki yol vardır: Geleceği görebilmek, geçmişi değiştirebilmek. Ancak her iki yolun da kendi içlerinde tehlikeleri ve yaratabilecekleri paradoksları bulunmaktadır.

Geleceği görebilmek, geleceğe hazır olmayı ve olası hataları önceden görüp engellemeyi sağlayabilir. Ancak bu nasıl işimize yarayabilir? Birçok insana göre gelecek zaten şekillenmiş bir zaman çizelgesidir ve anlık olarak yaptıklarımız geleceğin gerçekleşmesini sağlayabilir. Aslında bu düşünceye göre geleceği görmek sadece ona hazır olmayı destekler. Yani değişmeyecek bir olayı görürüz ve o olaya engel olmak için gerçekleştirdiğimiz eylemler ile o olayın gerçekleşmesini sağlamış oluruz. Bu gruba göre gelecek sabittir ancak arada olan olaylar değişkenlik gösterebilir.

Başka bir grup insan ise bunun aksini düşünmekte ve geleceği değiştirmenin mümkün olduğunu savunmaktadır.  Bu düşünceyi savunmak için verilen örneklerden biri, aynı gün içerisinde ayağınızın kaymasının sonucu olarak kafanızı bir tahtaya vurup ölecek olmanızı bilmeniz olabilir. Kafanızı nerede vuracağınızı bilirsiniz ancak arada olan olayları bilmezsiniz. Gün boyu bu noktaya gitmeyerek belirli geleceği değiştirebilirsiniz. Bu gruba göre gelecek görecelidir ve geleceğe kadar gerçekleşecek olay örgüsü kendi iradeleri ile değiştirilerek gelecek şekillendirilebilir.

Her iki grubun düşünceleri istenmeyen gelişmelere yol açabilmektedir. Örneğin; ilk grup başlarına gelecek kötü olayları değiştiremeyeceklerini düşünmeleri sebebiyle olay gerçekleşene kadar korku içinde yaşayabilirler. İkinci grup ise başlarına gelecek kötü olayı değiştirmeye çalışırken yaptıkları değişikliklerin sonucu daha kötü de olabilir. Tüm bunları düşünerek söyleyebilirim ki ben ikinci gruptan yana düşünmekteyim.

Geçmişi değiştirebilmek, bulunulan anı değiştirmeyi sağlayabilir. Bu da bir kısım hataları düzeltmeyi sağlayabilir. Ancak tüm bunların sonucu olarak bir takım paradokslar ortaya çıkabilir. Bu paradokslardan en çok bilineni ‘Büyükbaba Paradoksu (Grandfather Paradox)’dur. Bu paradoksa göre eğer büyükbabanızı öldürürseniz, anne veya babanız asla doğamayacaktır ve bu sebeple siz de doğamayacağınıza göre büyükbabanızı öldüremezsiniz. Bu durumda, anlatılan hiçbir durum gerçekleşmemiş olur. Bu paradoksu daha olası bir hale getirmek istersek eğer, yanlışlıkla anne ve babanızın tanışmasını engellediğinizi düşünebiliriz. Bu olay yine aynı sonucu doğuracaktır. Geçmişe yapılan bir yolculukta yapılacak en küçük hata geleceği yüksek oranda etkileyebilir.

Eğer geleceği görmek mi yoksa geçmişe dönmek mi diye soracak olursak cevabınız hangisi olur? Şahsen ben geçmişe dönerek tüm bu riskleri almak ya da paradokslara yol açma olasılığına sahip olmak yerine geleceği görmeyi tercih ederim.

 

(Visited 35 times, 1 visits today)