Düşünce Yapısının Arzulara Etkisi

 

Dünyaya geldiğimiz andan itibaren hepimizin kendi durumlarımıza ve yaşlarımıza göre isteklerimiz ve hedeflerimiz olur. Küçük bir bebeğin emziğini istemesi, bir çocuğunun oyuncak istemesi, bir gencin iyi bir eğitim hedeflemesi gibi insanların hayatlarında bir anlam yaratan arzuları vardır. Bunları başarmanın en başında ise kararlı olmak vardır. Bir hedefe ulaşmak istiyorsak pes etmemenin, pozitif kalmanın önemini bilmeliyiz.  

Çekim Yasası üzerine konuşacak olursak, Çekim Yasası evrene göre kural olmadığını bir şeye şimdi sahip olduğumuzun hislerini evrene sunarsak, evrenin de buna bir dönüt de bulunacağını savunur. Yani bir nevi kendi düşüncelerimiz ve kendi duygularımızın bizim hedeflerimize ve isteklerimize doğru olan yoldaki etkisinin olduğunu söylemektedir. Biz hayata bakış açımızı nasıl tutarsak hayat da o yönde şekillenir. Attığımız adımlarda, yaptığımız eylemler de pozitif olursak, olumlu duygular yüklenirsek iyi dönütler alırız. Fakat olumsuz düşüncelere yer verirsek olumsuz getiriler alırız. O güne iyi başlıyorsak o günün bize dönütleri iyi olur, tıpkı bir işi başarmanın kendine inanmaktan geçtiği gibi. Aynı şekilde kendine inanmak da bir pozitif eylemdir. Kendine inancı, güveni olan bir insan yani pozitif duygularla yüklü bir insan yapamayacağına inanan, özgüvensiz yani negatif duygularla yüklü bir insanın aksine kendi hedefine ulaşır ve Çekim Yasası’nda da bahsedildiği gibi pozitif bir dönüt almış olur.  

Çekim Yasası’nın mutlak doğruluğu Murphy Kanunu ile ters düşmektedir. Murphy Kanunu bir şeyin olma olasılığının, isteme olasılığı ile ters orantılı olduğunu savunur. Bilakis insanlar arzuları yönünde her zaman daha çok çaba göstermişlerdir. Arzu etme duygularının yaptırdığı fedakarlık ve uğraşlar neticesinde bir başarı kazanılmıştır. Bu geçmişten günümüze tüm tarihe kazınmış zaferlerde veyahut günümüzü değiştirmiş buluşlarda böyle olmuştur. Eğer olmasını istediğimiz şeylerin olma olasılığı ile ter orantılı olduğu bir dünyada yaşıyor olsaydık hedeflerimize ulaşmamız mümkün olmazdı.  

Başarılarımızda, kendi bakış açılarımız da kısacası hayatta biz kimsek, nasıl düşünüyorsak eylemlerimiz de o yönde etkilenir. Zaten bu yüzden hayatta pozitif kalmak önemlidir. Sigara içmekten akciğer kanseri olmuş bir hastaysak da, 19. Yüzyılda küçük görülen bir kadınsak da, 2. Dünya Savaşı sırasında Fransa’nın Almanya tarafından işgal edilmesine karşın çıkan Fransız Direnişçilerdensen de veya en yakınından Beştepe Kolejinde Igcse Türkçe sınavına hazırlanan bir hazırlık öğrencisiysen de pozitif olmak ve ümidini yitirmemek sana bu hayatta başarı ve statü sağlar. Aynı Çekim yasasının da desteklediği gibi.  

(Visited 4 times, 1 visits today)