En Büyük Hayalim ve Babam

Kaç yıldır gitmek istediğim ülkeye, Amerika’ya, sonunda gitmek ve eğitimimi orada sürdürmek için bir yol bulmuştum. En büyük hayalime ulaşmaya 1 adım kalmıştı. Bir yandan içimde tuhaf bir his vardı. Biraz korku biraz endişe. Ailemi, ablamı, babamı, annemi burada bırakıp gidecektim hem de hiç tanıdığım bile olmayan bir ülkeye… Bir yandan da doğum günümde ya da başka zamanlarda hep dileyip durduğum dilek…

Hazırlıklar başlamış hatta son bulmaya yaklaşmıştı bile. Alışverişler yapılmıştı, valizim yavaş yavaş doluyordu. Telefonumdan her gün gideceğim yerleri okuyacağım üniversiteleri araştırıyordum. Ve sonunda o gün geldi içimde tuhaf bir his var demiştim ya o daha da büyüdü havalimanına giriş yaptığımda o hissin en ağırını duydum. Üstüne bir de ben üzülmeyeyim diye ağlayışlarını kapatmaya çalışan o gülümsemeleri görünce o uçağa binmemem gerektiğini düşündüm. O sırada arkadakilerin uyarısıyla yürümeye devam ettik. İşte o ikinci kapının oradaydık. Annem, babam ve ablamla vedalaşma zamanı gelmişti. Sonda vedalaştığım babamdan ayrılmak istememiştim hiç. Diğerlerinde de olmuştu ama babamda bir ayrı olmuştu orada kalmam gerektiğini ve kalmazsam sanki başlarına kötü bir şey olacak gibi hissettim. Bir kez daha sarıldım ve kapıdan geçmek için sıraya girdim. Sıra bana geldiğinde son kez onlara el sallayıp uçağa doğru yürüdüm.

Tam 2 yıl geçmişti hala ailemle irtibat kuruyordum. Ama babam son 2 3 aydır telefona çıkmıyordu. Annem iyi olduğunu benim aradığım zamanlarda uygun olmadığını söyleyip durdu. Ama ben babamı tanıyordum çok önemli bir işi bile olsa açardı telefonlarımı konuşurdu benimle. Bir kez daha aradığımda annemin “Baban şu an telefona cevap veremiyor kızım, dün çok yorulmuş uyuyor.” dediğinde anneme en son kızarak bir şeyler olduğunu ve bana söylemediklerini söylemeye başladım. Annem inkar ederken en sonunda tedirgin olmamam gerektiğini ama babamın bir rahatsızlığı olduğunu ve ilaçlardan dolayı çok yorgun olduğunu söyledi. Bu beni daha çok endişelendirmişti. Annemin söylediği hastalık için hem Amerika’dan hem de Türkiye’den doktorlar bakmaya başladım. Annem gönderdiğim doktorları inatla beğenmiyor ve babamın gayet iyi olduğunu söylüyordu.

1 yıl sonrasında ailemi ziyaret etmeyi düşündüm. Ama bunu habersiz bir şekilde yapacaktım. Uçağa bindim ve Türkiye’ye doğru yola düştüm. İstanbul’a indiğimde annemi arayıp evde olup olmadığını kontrol ettim annem bana ablamın evinde olduğunu söyleyince oraya gittim. İçeri girdiğimde herkes şaşırmıştı. Herkese sarılmaya çalışırken babamın nerede olduğunu sordum. Herkes bir anda sustu ve oturmam gerektiğini söylediler. O an öğrendim işte babamın hastalığı ben gitmeden önceye dayanıyormuş, ben üzülmeyeyim diye bana söylemek istememiş ama son zamanlarda telefonuma çıkmamasının nedeni de vefat etmesiymiş. Bunu duyduğum anda dünyam başıma yıkıldı. Bir anda gözüm karardı ve bağırmaya başladım “Bunu benden gizlediğinize inanamıyorum!”

(Visited 208 times, 2 visits today)