Enerjinin Gücü

“Kalp kalbe karşıymış.” 

Bu sözü günlük hayatınızda sıkça duyuyor ya da kullanıyor olsanız gerek. Örneğin bir arkadaşınız siz tam onu düşünüyorken sizi aradığında veya birbirinizden bağımsız aynı şeyi düşündüğünüzde…

İşin aslı bu ve benzeri olayların hiçbiri tesadüf değil. Bu gibi durumların sorumlusu beyin dalgalarımız ve frekanslarımız. Daima aktif konumda olan beş çeşit beyin dalgası bulunmakta. Ancak bu dalgalar belli bir stabiliteye sahip olmadığından birbirleriyle aynı aktiflik ölçüsünde bulunmayabilir ayrıca korku, endişe, sevinç, heyecan gibi duyguların hepsi bu dalgaların beynimizin hangi lobunda hangi yoğunlukta hissedildiği ile ilişkili.

Bu beş dalgayı inceleyecek olursak bir ila üç frekansı arasındaki delta dalgalarının bilinçli bir şekilde gerçekleştirmediğimiz eylemlerden mesul olduğunu söyleyebiliriz. Delta ile ilgili enteresan bir nitelik ise yaşımız ilerledikçe geçmiş yıllardaki aktifliğini kaybediyor oluşu. Üstelik rüya görmediğimiz ancak çok derin uykuda olduğumuz an delta dalgalarının en aktif olduğu zaman dilimidir.

En yoğun duyguları yaşadığımız anda ise karşımıza frekansı biraz daha yüksek olan teta dalgaları çıkıyor. Yaratıcılık, güçlü sezgilere sahip olmak bu dalgaya bağlı olgulardır. Depresyon, anksiyete gibi ruhsal bozukluklar teta dalgasının yüksek veya düşük çıkmasına neden olabilir.

Biraz daha kulak aşinalığımızın olduğu dalgalara geçiş yapmak gerekirse; alfa dalgası bizler rahat, sakin konumdayken etken rol oynar. Mesela meditatif uygulamalar ile ilgilenen insanlar için alfa dalgasını aktifleştirmek başarılı bir meditasyon için uygun koşulları sağlar.

Bir öncekilere göre daha yüksek olan beta dalgalarının (12-33 Hz) yapılan işin kişide meydana getirdiği heyecan ve stres gibi duygular ile doğru orantılı olduğunu belirtebiliriz

Son olarak ise 100 Hz’ye kadar ulaşma potansiyeli bulunan gama dalgalarını ele alacağız. Bu dalgalar öyle hızlı ki elektroensefalografi adı verilen beynin elektriksel faaliyetlerini ve dalgaların aktivitelerini inceleyen yöntemle bile yakalanması oldukça güç. Beynimiz bu gama dalgalarının üretimini yeterli frekansta ve oranda gerçekleştirmediğinde birtakım hafıza problemleri yaşamamız muhtemel. Zira IQ seviyesi ile de bağlantılıdır

Rhonda Byrne’ın “Secret” Türkçe çevirisiyle “Sır” isimli kitabında ele aldığı çekim yasası beyin dalgaları ile temellendiriliyor. Yüksek oranda ilgi toplayan bu kitabın ardından çekim yasası, başka yazarlar tarafından da birçok kez daha kaleme alındı ve hatta kitap ile aynı ismi taşıyan bir belgesele konu oldu. Bu yasaya göre düşüncelerimiz, isteklerimiz ve hatta arzularımız beyin dalgaları ile evrene bırakılıyor ve evren bu enerjiye karşılık veriyor. Tüm benliğinizle inandığınız her şeyi gerçekleştiriyor. Bir şeyi çok istersen olur kuramını ortaya koyuyor.

Çevremizdeki insanları incelediğimizde de sürekli negatif olan kimselerin olumsuzluklardan başını kaldıramazken bardağın her daim dolu tarafına görmeye çabalayan ve umudunu yitirmeyen insanların mutluluğuna şahit olduğumuzu fark etmek çok zamanımızı almayacaktır.

İnsan uçsuz bucaksız ve derindir. Her şey insanın elindedir. Yalnızca gereken bunu fark etmek, doğru şekilde istemek ve inanmaktır.

(Visited 146 times, 1 visits today)